18.9.09
Buyuk bir bulmaca
13.9.09
31.8.09
Insanligin Besigine Yolculuk (7) - Awra Amba
Tüm dinleri inceleyip, kendilerine uygun gördükleri kisimlarini kendilerine ilke edinmisler ve "The Golden Rule/Altin Kural" basligi altinda bunlari toplamislar.
Bir Awra Amba evinin içi...
_
_
_
Awra Ambali minikler
_
_
Revirleri...
Her evin kendine ait ayri tuvaleti var...
Cocuklar su tesisati için kazi asamasinda...
Yaslilar için huzurevi ve ayni zamanda eger bir minik Awra Ambali yetim kalirsa bu çati altinda 18 yasina kadar barinabilecek.
Kütüphaneleri...
Dokuma tezgahlari...
_
Zumra bir ay 30 günden olusuyorsa, 30 gün de çalismaliyiz diyor. Hiç tatil yok Awra Amba'da. Ne bayram, ne seyran, ne yeni yil, hiçbir gün kutlamak adina özel degil Awra Ambalilar için. Esim, en azindan köyün kurulus gününü kutlayabilirsiniz diye önerdi Awra Ambali genç rehberimize.
Kizlar 18 yasindan evvel, erkekler ise 22 yasindan evvel evlenemiyorlar. Öyle dügüne gereksiz para harcamiyorlar. Köyün üyeleri yardim yapiyor genç çifte hayatlarini kurabilmeleri için.
Awra Amba'nin ani defterine düsüncelerimi yazarken...
Not: Ato Zumra'nin Awra Amba 'yi youtube'da anlattigi kisa tanitim filmini kaçirmamanizi tavsiye ederim.
30.8.09
Insanligin Besigine Yolculuk (6) - Bahir Dar-Tana Gölü

Mavi Nil'in kaynagi, Etiyopya'nin en büyük gölü, Hristiyan Etiopyalilarin yüzyillardir ruhani siginagi, Bahir Dar sinirlari dahilindeki Tana Gölü'ndeyiz. Tana Gölü, Viktorya ve onu takip eden Tanganyika Gölü'den sonra Afrika Kitasi'nin üçüncü büyük gölü. Etiyopya'nin kuzey batisinda, yaklasik 1840 metre rakimda konuslanan Tana Gölü 84 kilometre uzunluga ve 66 kilometre genislige sahip. Göl üzerine insa edilen bir bentle Mavi Nil'e suyun akisini kontrol ediyorlar ve ayni zamanda çevre yerlesimler için elektrik üretiyorlar.
Kutsal hazinenin korundugu bölüm...
Manastir çikisinda yasli bir amca. Etiyopya'da çok dogal elini açip yardim istemek. Bir süre sonra yadirgamiyorsunuz...
29.8.09
Insanligin Besigine Yolculuk (5) - Bahir Dar-Mavi Nil
Otele yerlesir yerlesmez, vakit kaybetmeden Tis Isat Köyü'ne, Mavi Nil Selalesi'nin dogdugu yere gidiyoruz. Arabayla bir yere kadar gidip, ardindan selaleye kadar yürüyoruz. Yolda minik Etiyopyalilar el isi hediyelikleri satmak amaciyla pesimize takiliyor. Bir iki tanesi de eteklerime yapismis "Hello, money" diyerek benimle birlikte yürüyor. Akilli, akilli bakan, iri iri gözleriyle çok sirin çocuklar. Bu arada nehrin dogdugu yere ulasiyoruz. Nehrin rengi isminin aksine bulanik kahverengi. Rehberimize "Bu nehir çamur rengi, neden Mavi Nil adi verilmis ki?" diye soruyorum. Yagisli sezonda suyun toprakla karisip, bulaniklastigini, ancak kuru sezonda renginin masmavi oldugunu iddia ediyor. Herhalde öyledir deyip, bol bol fotograf çekiyoruz.
Pesimize düsmüs çoluk çocuk...
Biraz da Nil Nehri'nden bahsedelim.
Nil nehri, bildiginiz üzere 6.650 km uzunlukla dünyanin en uzun nehri. Güneyden kuzeye doğru akan Nil'in üç ana kolu var. Beyaz Nil Uganda'da Viktoria Gölü'nde hayat buluyor ve kuzeye dogru akiyor. Mavi Nil Etiyopya'da Tana Gölü'nden baslayarak kuzeye akiyor. Nil Nehri'ni besleyen üçüncü ana kaynak ise Atbarah Nehri. Atbarah da Etiyopya'nin kuzey batisinda dogup kuzeye dogru harekete geçiyor.
Etiyopya'dan dogan Mavi Nil ile Uganda'da Viktorya Gölü'nden hayat bulan Beyaz Nil, Sudan'in bassehri Hartum yakınlarında birlesiyor ve kuzeye Misir'a dogru birlikte yol aliyorlar. Nil Nehri Kahire yakınlarında "Nil Deltası"nı olusturuyor ve Iskenderiye ile Dimyat'tan Akdeniz'e dökülüyor. Yillar önceki Misir seyahatimizde Nil'de gemiyle birkaç gün gezmistik. Nil Nehri'nin yüzyillardir Misir için hayat anlamina geldigine, 19.yy'da üzerine insa edilen baraj ve kanallarla daha genis bir alanda ve sürekli sulama yapildigina, üzerine kurulmus olan Assuan Barajı'nin hem sulama, hem de elektrik üretiminde Mısır için ne kadar önemli olduguna bizzat sahit olmustum.
Ögleden sonra Tana Gölü'ne gidiyoruz. Yagisli sezonda buralara geldigimizden sabahki günesli hava ögleden sonra yagmurlu bir havaya çeviriyor. Ancak bizim için fark etmez, yola devam...
Tana Gölü, Awra Amba Köyü ve Gondar arkasi yarin yazilarimda devam edecek...
28.8.09
Etiopyalilar...
Her iki, üç ayda bir Etiopya'ya yolumuz düsüyor. Diger Afrika ülkelerinden o kadar farkli ki Etiopya, orada kendimi hiç Afrika'daymisim gibi hissetmiyorum. Yüzyillar önce irklarinin Araplarla karsismasi dolayisiyla tenleri bir Afrikaliya göre daha açik renk. Cok kaliteli, piril piril parlayan, iri bukleli güzel saçlari var. Afrika'nin diger ülkelerinde erkekler saçlarini sifir numaraya vurduruyorlar. Kadinlar ise çocukluktan baslayarak saçlariyla ugrasmaktan kafalarinda saç kalmiyor ve peruk, ya da saç dibine takilan ilave saçlarla güzellesmeye çalisiyorlar. Etiopyalilar yine diger Afrika irkinin aksine ince yapili, pek narinler. Etiopyalilari diger Afrikalilardan ayiran baska bir özellik ise akilli akilli bakan, iri iri, uzun uzun kirpikli gözleri.
Seyahatlerimiz sirasinda Etiopya irki ile ilgili yapmis oldugum gözlemlerimi tuvalime aktardim.Not: 30 x 60 cm keten tuval üzerine akrilik boya ile resmedilmistir.
25.8.09
Hotel de Ville...

Yazmadan geçemeyecegim.