19.12.13

2014 Yılbaşı Hediyelerinize güzel bir alternatif...

Sevgili Blogdaşlarım,

Yılbaşı yaklaşırken hepimiz mutlulukla, umutla 2014 senesini karşılamaya hazırlanıyoruz.

Bilginin ve bilgi paylaşımının önemini bir kez daha vurgulamak adına Siyah İnci Yayınları siz okurlar için "2014 Yeni Yıl Hediye Setleri" hazırladı.

Hepimize sağlıklı, mutlu, başarılı ve bol kitaplı bir 2014 senesi diliyorum.



Sipariş için info@siyahinciyayinlari.com
 
ya da
 
siyahinciyayinlari@gmail.com 'a
mail atmanız yeterli olacaktır.

16.12.13

Haftaya Afrika üzerine keyifli bir söyleşi ile başlayalım...

Yeni bir haftaya keyifli bir söyleşi ile başlamaya ne dersiniz? Mesrure Yıldız Kurdoğlu'nun TRT İstanbul Radyosu için hazırladığı, 11/12/13 tarihli "Hafta Ortası Programı"nda Süha Uner ile kitabım Yaşamımdan Süzülen Afrika" üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. Programın bant kaydı sizlerle...

14.12.13

Sabah Kitap - Raflardakiler....

Sabah Gazetesi Kitap Eki  Raflardakiler de benim de kitabıma yer verilmiş.
Kazara haberim oldu :-).
Hepinize güzel bir Pazar günü diliyorum...

11.12.13

TRT İstanbul Radyosu "Hafta Ortası Programı"na bugün konuk oldum....

Mesrure Yıldız Kurdoğlu'nun TRT İstanbul Radyosu için hazırladığı "Hafta Ortası Programı"nda bugün Süha Uner ile kitabım "Yaşamımdan Süzülen Afrika" üzerine keyifli bir söyleşi yaptık. Programın bant kaydını yakında sizlerle paylaşacağım.




9.12.13

Bu Çarşamba TRT İstanbul Radyosu Hafta Ortası Programına konuğum...

Mesrure Yıldız Kurdoğlu'nun TRT İstanbul Radyosu'nda (frekans 95.6) sunduğu Hafta Ortası Programı'na 11 Aralık 2013 Çarşamba günü saat 13:15'de konuk oluyorum. Kitabım "Yaşamımdan Süzülen Afrika" üzerine sohbet edeceğiz.

8.12.13

Bir koşuşturmaca içinde olanlar...

Uzun zamandır bir koşuşturmaca, bir koşuşturmaca, haliyle yazamadım.

Kitabım 3 haftadır D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi'nin çoğu şubesinde, Beyoğlu Mephisto, Kadıköy Alkım Kitabevi ile www.idefix.com, www.pandora.com, www.kitapyurdu.com gibi diğer internet kitap satış sitelerinde satışta. 

Çok şükür satışlar pek güzel gidiyor. Kitabımla ilgili okurlardan bana ulaşan yorumlar beni hayli motive edici. www.facebook/figenletaconnouxphotography sayfamın takipçisi, ODTÜ'de Politika Bilimi okuyan genç bir hanım geçen hafta bana mesaj yazıp kitabımı üniversitede yaptığı ırkçılıkla ilgili bir sunumda referans olarak kullandığını bildirdi. Tahmin ederiniz ki o gün ağzım kulaklarımda dolaştım :-).

Bu arada kitabımın halkla ilişkilerine de bilfiil devam ediyorum.
Fotoğraf Dergisi Aralık 2013 - Ocak 2014 sayısında kitabımın tanıtımına yarım sayfa yer verildi. Değerli fotoğraf sanatçımız İzzet Keribar'ın sergi haberiyle aynı sayfada yer almak bana ayrıca gurur verdi.
Benden şimdilik bu kadar. Tekrar yeni, güzel haberlerde buluşmak dileğiyle hoşçakalın! 




26.11.13

https://www.facebook.com/kendingez'deki "En Sevdiğim Şehir" yarışmasına bekleriz....

,
sayfasını 30 Kasım dahil olmak üzere ziyaret edebilir ve "En Sevdiğim Şehir" yarışmasına favori fotoğraflarınızla katılabilirsiniz.

Facebook'u ziyaret etmişken benim sayfama da beklerim.
https://www.facebook.com/yasamimdansuzulenafrika


19.11.13

Kitabım "Yaşamımdan Süzülen Afrika" üzerine çok değerli bir yorum daha...

"Figen Gündüz Letaconnoux bir gezi yazarı… İlk kitabında yedi Afrika ülkesi ile ilgili anılarını müthiş akıcı ve çok rahat okunabilen bir dil ile kâğıda dökmüş. Gezgin biri olarak keyifle ve tek solukta okudum. Ayrıca bu coğrafyaya seyahat edecekler için de muhteşem bir rehber olmuş… Eline, diline ve de kalemine sağlık sevgili Figen Gündüz…"

İbrahim Temo - Gezgin / TV Programı "Uzak Renkler"in Yapımcısı / Fotoğrafçı

15.11.13

Kitabım yeni gezilerimde bana eşlik ediyor :-)...

Gezdim, yazdım...

Bu gezi anılarımı topladığım kitabım
"Yaşamımdan Süzülen Afrika"
artık yeni gezilerimde bana eşlik etmekte... 

Debre Libanos/Etiyopya...

Son ağaç baskı çalışmam...




Uzun zamandır ne tuvalime bir şey takılıyordu, ne de baskı atölyemden bir ürün ortaya çıkıyordu. Niyet vardı da uzun zamandır bla bla hani şu sürekli bahsettiğim kitap çok vaktimi alıyordu. İyi ki de almış vaktimi, ben kesinlikle yakınmıyorum. Uzun zaman önce başladığım, bir fotoğrafımı model alarak çalıştığım ağaç baskı çalışmamı nihayet bugün tamamladım....

14.11.13

Kitabevlerinden hoş görüntüler :-)...

Ben Addis Ababa'da kitabım kitabevlerinde raflarda. Uzaklarda buruk bir heyecan, buruk bir sevinç yaşıyorum. Benim bu heyecanımı paylaşıp, satış noktalarından çektikleri bu güzel fotoğrafları bana yollayan tüm aile fertlerime, arkadaş ve dostlarımı çok ama çok teşekkürler... İyi ki varsınız... 
Erenköy D&R canım anneciğim o kadar işinin arasında gidip bana bir de poz vermiş...

Erenköy D&R...

Suadiye D&R...

Metrocity İnkilap...

Metrocity İnkilap...

Suadiye Remzi...

Acarkent İnkilap...

13.11.13

@saffetemre tweet atmış....


Sevgili Saffet Emre Tonguç kitabım ile ilgili bir tweet atmış twitter hesabında...
İlk tweet benimle alakalı değil :-)...




































D&R Erenköy ve Metrocity İnkilap'dan kitabımın görüntüleri :-)...


Kitabım "Yaşamımdan Süzülen Afrika" bugün itibariyle D&R Erenköy mağazasında satışta...
Kitabımın teşhir standında değerli tarihçi ve seyahat yazarı Sevgili Saffet Emre Tonguç'un "İstanbul Hakkında Her Şey" kitabının hemen yanında bulunuyor olması da benim için ayrı gurur.

Saffet Emre Tonguç'un kitabımın arka kapağında yer alan yorumu:
"Yüreğinin sesini dinleyip, kendini yaşamın akışına bırakan insanlara hayranımdır. Figen'i yıllardır tanırım. Bilinenin değil bilinmeyenin takipçisi oldu ve adım adım keşfettiği Afrika'yı kendine özgü bir tarzda satırlara aktardı. Ben onda "Benim Afrikam"; kitabının Danimarkalı yazarı Karen Blixen'in izlerini gördüm hep, o yüzden soluksuz okuduğum ilk kitabı kütüphanemin en değerli köşesini süslüyor. Sabırsızlıkla ikinci kitabı ve orada anlatacağı Fas, Madagaskar, Güney Afrika, Etiyopya, Cibuti ve Tanzanya'yı bekliyorum. Gözlerim Afrika yollarında, yeni bir eserin doğumunda..."  Saffet Emre Tonguç - Tarihçi / Seyahat Yazarı



Bu iki fotoğrafı da can dostum Sevgi'ciğim Metrocity İnkilap Kitabevi'nde çekip bana göndermiş. Uzaklardayım ama gördüğünüz gibi sevdiklerim takipteler ve hemen bana haber uçuruyorlar.

Bugün bana ulaşan bilgilere göre kitabımı D&R, Remzi ve İnkilap Kitabevi satış noktalarından temin edebilirsiniz.

Keyifli okumalar diliyorum...

8.11.13

ATİAB (Afrika - Türkiye İşadamları Birliği) Başkanı Sayın Adil Kılıç'ın kitabım üzerine yorumu...

Kitabım "Yaşamımdan Süzülen Afrika" üzerine çok değerli bir yorum daha...

"Kara Afrika'nın Beyaz Yüzü, Figen Hanım'ın Afrika tutkusu ve insan sevgisi neticesinde yüzyıllardır hakları gasp edilen Afrikalıya özür borcunu ödeme gayretinin meyvesi. BEYAZ BARIŞ GÜVERCİNİ gibi Kara Afrika'da uçmakta ve siyah kardeşlerimize Türk insanının küllenmiş sevgisini taşımakta.

ATİAB olarak kendisini kutluyor, sevgi ve barış mesajlarıyla dolu kitabını okumak ve okutmak isteğimizi bildirmekten onur duyuyoruz."

Adil Kılıç - ATİAB (Afrika - Türkiye İşadamları Birliği) Başkanı

7.11.13

gezgintech.com'dayım....

Gezginlerin mutlak uğrak internet sitesi


kitabım ile ilgili yayınlanan tanıtım yazısı...

Sadece bir "TIK" uzağınızda...

6.11.13

Kitabımla ilgili facebook'daki yarışma devam etmekte...

İki gün önceki post'umda kitabım "Yaşamımdan Süzülen Afrika" ile ilgili www.facebook.com Kitap Rüyası sayfasında bir yarışma/çekiliş başlatıldığından bahsetmiştim. Yarışma 8 Kasım 2013 (yarın) saat 15:00'e kadar devam etmekte. Eğer yarışmaya katılmadıysanız, daha ne duruyorsunuz? Kitap Rüyası adresine bir TIK ile ulaşıp aşağıda belirtilenlere harfiyen uymanız yeterli olacaktır. Bol Şans!


Facebook-Kitap Rüyası sayfasında konu ile ilgili duyuru şöyle:

"YARIŞMAMIZ BAŞLIYOR !!!!

Siyah İnci Yayınevi sponsurluğundaki yarışmamız AN itibari ile başlamış olup 08.11.2013 Saat 15:00'da SONA ERECEKTİR...

Kazanan "1" kişiye  Figen Gündüz Letaconnoux'dan "Yaşamımdan Süzülen AFRİKA" kitabını hediye edeceğiz......

YAPILMASI GEREKENLER;
*Kitap Rüyası Sayfalarını beğenmiş olmak,
*Bu görseli profilinizde HEREKESE AÇIK paylaşmak,
*Bu görseli BEĞENMEK,
*Ve Yorum kısmına beğendim/paylaştım" yazmanız,

GEREKMEKTEDİR...

ÖNEMLİ NOT: Kuralları eksiksiz yapın arkadaşlar,çünkü tüm ayrıntılar tek tek incelenecektir..."

Gerisi şans kalmış. Bol şans diliyorum tüm katılanlara...

Tarihçi / Seyahat Yazarı Saffet Emre Tonguç'un kitabım üzerine yorumu...

Kitabım "Yaşamımdan Süzülen Afrika" üzerine çok değerli bir yorum...

"Yüreğinin sesini dinleyip, kendini yaşamın akışına bırakan insanlara hayranımdır. Figen'i yıllardır tanırım. Bilinenin değil bilinmeyenin takipçisi oldu ve adım adım keşfettiği Afrika'yı kendine özgü bir tarzda satırlara aktardı. Ben onda "Benim Afrikam"; kitabının Danimarkalı yazarı Karen Blixen'in izlerini gördüm hep, o yüzden soluksuz okuduğum ilk kitabı kütüphanemin en değerli köşesini süslüyor. Sabırsızlıkla ikinci kitabı ve orada anlatacağı Fas, Madagaskar, Güney Afrika, Etiyopya, Cibuti ve Tanzanya'yı bekliyorum. Gözlerim Afrika yollarında, yeni bir eserin doğumunda..."

Saffet Emre Tonguç - Tarihçi / Seyahat Yazarı

5.11.13

Diğer bir satış noktası daha - İDEFİX...


Diğer bir satış noktası daha -İDEFİX- Sadece bir "tık" uzağınızda...

"Yaşamımdan Süzülen Afrika"
Figen Gündüz Letaconnoux
Siyah İnci Yayınları
Gezi - Anı / Rehber
Fleksi Kapak
12,5x21,5 cm
352 Sayfa
Tamamı renkli kuşe baskı

Afrika Yaşamımdan Süzüldü - Mutluluğumun Hikayesini Sizlerle Paylaşmak İstiyorum....

 



Sevgili Blog Dostlarım,


Çok uzun zaman sonra sessizliğimi bozabilmenin mutluluğu içerisindeyim.

Bir süredir içimde fırtınalar kopsa da sessiz kalmayı tercih ettim. Biliyorsunuz yaklaşık 3 seneyi akşın bir süredir bir kitap projesi üzerinde çalışıyordum. Kitap yazmak başlı başına zorlu bir iş diye düşünür, kitabı yazmayı bitirdim gerisi kolay diye hissederken asıl zorlu kısmın yazıların kitaplaşma sürecinde olduğunu tecrübe ile öğrendim. Öyle bir tecrübe ki, aslında kitap raflara çıkana kadarki süreçleri yazıp kitaplaştırabilirim. Alın bana bir proje daha :-)...  


Geçen Kasım ayı kitabımın adı ile ilgili bir anket yapıp sizlerden bu konuda yardım rica etmiştim. Yardımlarınıza bir kez daha çok teşekkürler. Kitabın adına karar verdikten sonra Ocak 2013'de İstanbul'da bulunurken kitabımın dosyasını hazırlayıp yayınevlerine  başvurmuştum. İlk kitap başvurusu için 6 ayrı yayınevinden olumlu yanıt almak beni çok gururlandırmıştı. 

Nihayet Nisan 2013'de kitabım için Siyah İnci Yayınevi ile imzaladığım sözleşmeyle yola devam kararı aldım.

Bu kadar uzun bir süreçten sonra kitabım, ya da diğer bir tanımlamayla ilk bebeğim "Yaşamımdan Süzülen Afrika" an itibariyle, nihayet R A F L A R D A yerini aldı...

Bu arada başka güzel gelişmeler de yaşandı. Tüm  bu gelişmeleri sizlerle paylaşmak için kitabımın raflarda yerini almasını bekledim .

Evet, şimdi bu güzellikleri paylaşma zamanıdır...

Kitabım ciltlenip hazır olduğunda ben Addis Ababa'da olduğumdan ablam bir adet kitabı bana DHL ile yolladı. Kitap elime geçene kadar günler geçmek bilmedi.

Kitabım elime geçer geçmez kırmızı şarap eşliğinde hemen minik bir kutlama düzenleyip, mutluluğun fotoğrafını çektirmeyi de ihmal etmedim. Hafta sonları yaptığımız Addis Ababa civarı gezilerimizde kitabım artık bize eşlik edip, ait olduğu toprakları bizlerle birlikte gezmekte.













Diğer güzel gelişmelerden bir diğeri ise Büyük Kulüp Dergisi Ekim ayı sayısında Afrika'da çekmiş olduğum birkaç fotoğraf eşliğinde kitabımla ilgili dört sayfalık bir söyleşiye yer verildi. 


Büyük Kulüp Dergisi'ndeki söyleşimin fotoğrafları.

Büyük Kulüp Dergisi Ekim ayı sayısındaki söyleşimin ilk 2 sayfası


Büyük Kulüp Dergisi Ekim ayı sayısındaki söyleşimin 3. ve 4 sayfaları
Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği - BÜMED'in çıkarttığı aylık derginin Ekim ayı baskısında da kitabımla ilgili bir tanıtım makalesine yer verildi. İstanbul'dayken makalenin fotoğrafını çektiğimi hatırlıyorum ama aradım taradım bir türlü bulamadım. Artık bulunca bu post'uma eklerim.
  
Durun daha gelişmeler bitmedi :-)...

A+ Garden Dergisi Kasım-Aralık sayısı/söyleşim 1.sayfa
Türkiye'nin zengin içerikli bahçe ve yaşam dergisi "A+ (plus) Garden" Kasım-Aralık ayı sayısında da fotoğraflarım eşliğinde kitabımla ilgili bir söyleşiye yer verildi.  Söyleşi sayfalarımı fotoğraflayıp, sizler için bu post'a ekledim. Hem bahçe ve çiçek bakımına dair güzel püf noktalarını öğrenmek, hem de yaşama dair güzel yazılar okumak, hele hele benim sözleşime bir göz gezdirmek istiyorsanız o zaman doğru D & R, Remzi ve diğer bilinen kitabevlerinin yolunu tutmanız gerekiyor. Keyifli okumalar diliyorum...
Eğer vaktiniz yok ve bu aralar kitabevlerine yolum düşmez diyorsanız size bir seçenek daha sunabilirim. A+ Garden Dergisi'nin dijital versiyonuna bir TIK ile sadece 24 TL'ye bir yıllığına abone olabilirsiniz. Ben dün üye oldum ve söyleşimi ve dergideki çok güzel bilgiler içeren makaleleri okuma lüksüne taaaa Addis Ababa'lardan eriştim. Ve sizler için de söyleşi sayfalarımı basıp, fotoğraflayıp bu post'uma ekledim.

 
A+ Garden Dergisi Kasım-Aralık sayısı/söyleşim 2. sayfa


A+ Garden Dergisi Kasım-Aralık ayı sayısı/söyleşim 3.sayfa 




  


Durun, durun, daha bitmedi....
www.facebook.com Kitap Rüyası'nın sayfasında dün kitabımla ilgili bir yarışma başlatıldı.
Duyuru şöyle yapılmış :
"YARIŞMAMIZ BAŞLIYOR !!!!
Siyah İnci sponsurluğundaki yarışmamız AN itibari ile başlamış olup 08.11.2013 Saat 15:00'da SONA ERECEKTİR...
Kazanan "1" kişiye " Figen Gündüz'den Yaşamımdan Süzülen AFRİKA Kitabınıı hediye edeceğiz......




YAPILMASI GEREKENLER;


*Kitap Rüyası Sayfalarını beğenmiş olmak,
*Bu görseli profilinizde HEREKESE AÇIK paylaşmak,
*Bu görseli BEĞENMEK,
*Ve Yorum kısmına beğendim/paylaştım" yazmanız,
GEREKMEKTEDİR...

ÖNEMLİ NOT: Kuralları eksiksiz yapın arkadaşlar,çünkü tüm ayrıntılar tek tek incelenecektir..."

Evet, kitabımdan eğer bir adet kazanmak istiyorsanız, kurallara eksiksiz uyuverin arkadaşlar :-)...


D & R'da şu adrese tek bir TIK yapmanız yeterli kitabıma ulaşabilmeniz için. 
Yok ben kitabevlerine gideyim, kitabı evirip çevirip bakıp öyle alayım diyorsanız, o zaman D & R, Remzi, İnkilap, vs gibi kitabevlerine teşrif etmeniz gerekecek.

Ben bu kitabı çok keyifle yazdım, kitaplaşma esnasında her aşamada bizzat ben de yer aldım. Umarım benim aldığım keyfi siz de okurken alırsınız...
Yorumlarınızı heyecanla bekliyorum..

Sevgiler,
Figen Gündüz Letaconnoux 









4.10.13

Yolculuk Dergisi - Ekim sayısında "Afrika'nın Bozulmamış Coğrafyası OMO VADİSİ" üzerine yazım...

Faruk Akbaş'ın fotoğrafları eşliğinde "Afrika'nın Bozulmamış Coğrafyası OMO VADİSİ" yazım "Yolculuk Dergisi" Ekim sayısında...

18.9.13

"Yaşamımdan Süzülen Afrika" kitabı, "Ulusal Masai Mara Rezervi" makalesinden bir alıntı

Kilometrelerce civarda hiç bir yerleşimin olmadığı bir noktada, Masai Mara yolunda ilerlerken arabanın içinde herkes soluğunu tutmuş, endişe ile Ratik...’e bakıyor. İlk hamle Yves’den geliyor ne olup bittiğini öğrenmek için. Ratik’in verdiği cevap hepimizin kanını donduruyor. “Benzin bitti” - Kenya

NOT : Kitabım çok yakında D&R, Remzi Kitabevi ve diğer seçkin kitabevlerinde satışa sunuluyor. Dağıtıma başlandığında duyuracağım.

15.9.13

"Yaşamımdan Süzülen Afrika" kitabı, "Büyük Lagos Pazarı - Aman dikkat!" makalesinden bir alıntı...

"Hırsız fotoğraf makinem elinde hızla koşarak uzaklaşıyor sıkışık trafikteki araçların arasından. Daha bir ay önce aldığımız, on iki metre derinlikte fotoğraf çekebilen Panasonic su altı fotoğraf makinem kanatlanıp uçuyor âdeta, birbirimize alışamadan vedalaşıyoruz gözlerimde yaşlarla."
                                                                          Douala, Kamerun


NOT : Kitabım çok yakında D&R, Remzi Kitabevi ve diğer seçkin kitabevlerinde satışa sunuluyor...
Dağıtıma başlandığında duyuracağım.

14.9.13

"Yaşamımdan Süzülen Afrika" kitabı, "Esir Ticaret Üçgeni" makalesinden bir alıntı :

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, önderimiz Atatürk’ün şu sözlerini müzenin çıkışındaki deftere ellerim titreyerek yazıyorum. “Özgürlük olmayan bir ülkede ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve her kuruluşun anası özgürlüktür.”
Kendimi müzenin dışına, açık havaya zor atıyorum. Boğazımda sanki bir yumruk nefes almamı engelliyor. Temiz hava bir nebze iyi gelse de bu insanlık ayıbını hazmetmem hiçbir zaman mümkün olmayacak.

Ulusal Esaret Müzesi, Luanda / Angola  

NOT : Kitabım çok yakında D&R, Remzi Kitabevi ve diğer seçkin kitabevlerinde satışa sunuluyor... Dağıtıma başlandığında duyuracağım

11.9.13

"Yaşamımdan Süzülen Afrika" kitabından bir alıntı...


"Kenya’nın kurucusu, Devlet Başkanı Jomo Kenyatta Kenya Dağı’na Bakarken adlı kitabında şöyle der: ‘’Beyazlar geldiğinde onların elinde İncil, bizimse topraklarımız vardı. Zamanla bize gözlerimizi kapatıp dua etmesini öğrettiler. Bir süre sonra gözlerimizi açtığımızda gördük ki; İncil bizim elimizdeydi, topraklarımızsa beyazların olmuştu.’’
Kenyatta’nın bu sözü, dinin, küresel politikalara nasıl alet edilebildiğini, sömürgeciliğin hedefine ulaşmak için her türlü değeri nasıl da ustaca kullandığını gösteren en güzel örneklerden biridir.

4.9.13

Yaşamımdan Süzülen AFRİKA

Değerli Dostlarım,

Gelişmiş ülkelerin yüzlerini Afrika’ya çevirdiği günümüzde halen keşfedilmeyi bekleyen Kara Kıta’yı, derinlerine nüfuz eden köle ticareti, sömürgeleşme dönemi, milliyetçilik hareketleri, yaşanan menfur katliamlar neticesi bünyesinde derin acılar barındıran tarihi, engin coğrafyası, zor yaşam koşulları, salgın hastalıkları ve modernize olmuş sömürgecilik anlayışını yedi yılda yaşadığımız ilginç olaylarla birlikte yedi Afrika ülkesi üzerinden anlattım.

Dünyayı tanımak için hep denizlere, göllere değil zaman zaman kurak iklimlere, çilekeş coğrafyalara gitmek; bilindik hayatları değil, saklı hayatları keşfetmek gerekliliğine inananlardanım. Kendimi çekilen bir belgeselin ya da bir filmin bazen başrol oyuncusu, bazen figüranı, bazen de seyircisi gibi hissettiğim Afrika’nın, özellikle de Kara Afrika’nın üzerindeki sır perdesini kitabım sayesinde bir nebze de olsa aralayabildiysem ne mutlu bana.

Yaşamımdan Süzülen AFRİKA - Figen Gündüz Letaconnoux
Çok yakında tüm D&R, Remzi ve diğer seçkin kitabevlerinde.....

6.6.13

Gezi parki degerlendirmeleri

Karizma cizildi, buyu bozuldu

Aşkta da böyledir, evliliklerde de, dostluklarda da. Bir kez büyü bozulmaya görsün, ilişki bir daha yama tutmaz. Duygusal aşınma başladığında tahammül sınırları git gide geriler; tepki, öfke birikir birikir, patlama kaçınılmaz olur. Şu günlerde Taksim’de, Gezi parkında başlayıp dalga dalga Türkiye’ye yayılan olayları bu tablonun toplumsal-siyasal düzeye yansıması olarak okuyabiliriz.

Evet, büyü bozuldu. Tayyip Erdoğan’ın şahsından ve iktidarı kullanış biçiminden kaynaklanan AKP büyüsü, liderin karizmayı çizdirmesiyle dağıldı. Tayyip Erdoğan’ın sokakların isyanı karşısında çizilen, horozlanmayı sürdürdükçe içerde dışarda daha da büyük yara alan karizması artık kolay kolay yerine gelmez. Velev ki karakterinin hiç de elverişli olmadığı içten ve inandırıcı bir özeleştiriyle, imam-sultan tavrını, zehirli dilini, tek doğru bende, ben çobanım sizler de kullarımsınız, sizin için iyi olanı ben bilirim, ben söylerim zihniyetini değiştirsin!..

Tayyip Bey kendi kendini yiyor

İşlerin bu noktaya varmasında, Başbakan’ı aklıselime davet etmek yerine onun bölücü, cepheleştirici, toplumu aşağılayıcı, buyrukçu söylemlerini teşvik eden kurmaylarının, danışmanlarının payı büyük. Kendi zihniyetlerinin ürünü yanlış yorumlarla, yanlış yönlendirmelerle, yanlış istihbaratla, şahin tavırlarla Erdoğan’ı etkileyenlerden biri olan Yalçın Akdoğan “Başbakanı yedirmeyiz” derken Erdoğan’ın artık yenilebilecek bir lokma haline geldiğini de itiraf emiş oluyor. Ne var ki Tayyip Bey, ustalık dönemine ulaştığından bu yana iyice pervasızlaşan nobran, kibirli, cepheleştirici, buyrukçu, baskıcı, ötekileştirici tutum ve yönetim anlayışıyla, bu lezzetli lokmayı başkalarına bırakmadan, kendi kendisini yiyor. Tayyip Erdoğan’ı yiyen: “Bu gidişat iyi değil, bu üslup tahrik edici, bu zihniyet sivil vesayet zihniyeti” dendiğinde; “Şöyle veya böyle nesil yetiştirme hevesi toplum mühendisliğinin ta kendisidir, yaşam biçimlerimize, zevklerimize, inançlarımıza, mahremimize karışmaya, halka nasıl düşünmesi, nasıl yaşaması gerektiğini empoze etmeye, hele de kendi değerlerinizi mutlaklaştırıp dayatmaya hiç hakkınız yok” dendiğinde, bunları söyleyenleri susturmak için doğrudan veya dolaylı baskı, sindirme, hatta hakaretden kaçınmayan Başbakan’ın bizzat kendisidir. O sofrayı da, şimdi “Erdoğan’ı yedirtmeyiz” diyenler donatmıştır yalakalıklarıyla, teslimiyetleriyle, kullukları ve suskunluklarıyla...

Ve isterseniz bilgi, isterseniz tahmin, isterseniz kehanet deyin, AKP’nin içinde, hatta kurmay kadroları arasında, Tayyip Erdoğan’ın çok ileri gittiğini, partiyi, iktidarını ve ülkeyi çıkmaza sürüklediğini düşünen ve bu gidişatın önüne geçilmesi hesapları yapanların sayısı hızla artmaktadır. Tayyip Erdoğan’ın krizin tam ortasında yurtdışına gittiği günlerde ona vekâlet eden Arınç’ın Çankaya’ya çıktıktan sonra hükümet adına yaptığı konuşmadaki uzlaşıcı, demokrat, alçakgönüllü üslubu, Cumhurbaşkanı Gül’ün dolaylı da olsa Erdoğan’ın sadece üslubuna değil siyaset anlayışına ve uygulamalarına yönelik eleştirileri, bir süre önce Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, vicdanlar incitiliyor, kimsenin yaşam biçimine müdahale edilmemeli mealindeki konuşması, en önemlisi Başbakan’ın saygı duyduğu, önem verdiği söylenen Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın “Muhalefetin bunca zaman yapamadığını, biz kendimiz beş günde yaptık, herkesi karşımızda birleştirmeyi başardık” hayıflanması, ve pek çok benzer gelişme, Tayyip Erdoğan’dan kendisine çeki düzen vermesinin kibarca veya açıkça isteneceğinin işaretleridir. Başbakan’ın karizması sadece Gezi parkında değil, kendi partisi içinde de bir ölçüde çizilmiş, büyü bozulmaya başlamıştır.

Yanlış teşhis hastayı öldürür

Protestodan isyana evrilen son olayların yanlış teşhisi sadece karizmanın çizilmesi, büyünün bozulması sonucunu vermez. Hata üstüne hata yaptırır. Göstericilere çapulcular demek, olayları marjinal illegal örgüt mensuplarına, CHP’ye, ideolojik mihraklara (ne demekse!), geçmişten bu yana burnu pisliğe batan bütün muktedirlerin bildik teranesi olan dış güçlerin oyunlarına, Türkiye’nin düşmanlarına, vb. bağlamak yanlış teşhisin ta kendisidir. Hükümet sözcüsü Arınç’ın dünkü konuşmasının ana vurgusu olan: parkı, ağaçları, çevreyi korumak isteyenlerin demokratik eyleminin göstericilere karşı aşırı şiddet kullanımı yüzünden dalga dalga yayıldığı yorumu ise, doğru ama eksiktir.

Her isyan bir kıvılcımla başlar sonra dalga dalga yangına dönüşür. O dalgaların kaynağını kavrayamazsak, ya da kendi istemlerimiz doğrultusunda yanlış yorumlarsak yangını söndürmek mümkün olmaz. Gazi parkında meselenin özü üç beş ağacın kesilmesi değildi. O ağaçlar sadece ağaç değil; halkın istemlerine, önerilerine, kaygılarına kulak vermeyen, şehirleri (ve bütün memleketi) ben yaparım olur, ben emrederim herkes boyun eğer zihniyetiyle yönetmek inadına karşı direnişin sembolleriydi. Sadece Gezi parkında değil ülkenin çeşitli yerlerinde toplanan onbinler, yüzbinler; demokrasiyi sandıktan çıkmak ve çoğunluk olmaktan ibaret sanan ilkel bir yönetim tarzına karşı biriken tepkinin sözcüleriydi. Bu milletin, hele de gençliğin Başkan Babamız’ın sopası ve emirleri altında hizaya getirilemeyeceğinin canlı ifadeleriydi. Başbakan’ın olayları değerlendirirken kullandığı talihsiz “çapulcular” nitelemesi, olayları CHP’ye mâl ederek AKP iktidarına karşı, yerel seçimler için önceden planlanmış eylemler olarak görmesi-göstermesi yanlış teşhis ya da saptırmanın örnekleridir. (Başka yerleri bilemem ama Taksim’de en istenmeyen partinin AKP’den sonra CHP olduğunu söyleyebilirim. Çünkü başlarında emekli generallerle Harbiye marşı söyleyerek yürüyen“Mustafa Kemal’in askeri” sert ulusalcıları, layt CHP ulusalcılığı kesmez)

Kısaca, Hükümet sözcüsünün, Cumhurbaşkanı’nın, Belediye Başkanı’nın bile demokratik hak olduğunu teslim etmek zorunda kaldıkları protestoların beş gün içinde, yüzbinlere yayılan ve şehre hakim olan bir isyana dönüşmesinin ana nedeninin bir yandan devlet şiddeti, öte yandan Tayyip Erdoğan’ın son aylardaki bardağı taşıran cepheleştirici söylemleri olduğu görülmek istenmezse, olaylara doğru teşhis konulamaz.

İktidar krizi yönetemedi

Evet, büyü bozuldu. Bunun tek olmasa da başlıca sorumlusu bir süredir amok koşucusu gibi çılgınca giden, dur diyenleri ezip geçen Başbakan Erdoğan, onun ardından da Hükümet ve AKP’nin önde gelen kadrolarıdır. Gezi direnişi; her gösteriyi, her protesto eylemini, her öğrenci yürüyüşünü gazlamayı yöntem bellemiş, demokrasiyi oy çokluğu sanan, yüzde 50 oyuna güvenirken diğer yüzde 50’nin varlığını unutan muktedirleri gafil avladı. Bu türden kitlesel ve inatçı eylemlere pek alışık değillerdi, üstelik teşhisleri de yanlıştı. Protestoları CHP’ye, ulusalcılara, yerli yabancı provokatörlere yükleme cinliği/taktiği bu defa kılıfa sığmadı. Bütün bu kesimler alandaydılar kuşkusuz. Tümünün alanlara çıkıp o alanları kendi siyasal-ideolojik yönelimleri doğrultusunda ele geçirmeye kalkışmalarında yadırganacak, şaşacak bir şey yok. Siz devlet şiddetiyle kitleyi kışkırtırsanız ve bardağı taşırırsanız, herkes bundan yararlanır, en başta da provokatörler ve vandalizme yatkın gruplar.

Hükümet kendi yol açtığı krizi yönetemedi. Olayların beşinci gününde, Tayyip Erdoğan’ın yokluğundan da istifade, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Vekili Arınç nihayet duruma müdahil olduklarında, parklar sokaklar göstericilerin eline geçmiş ve üstünlük kurulmuştu. Neyse ki iktidar kanadından uzlaşma işaretleri verildi. Kısmen de olsa yanlıştan geri dönme eğilimi gösterildi. (Erdoğan Türkiye’de olsaydı bunun mümkün olamayacağını düşünüyorum. Bazen, tükürdüklerini yalamamak için, ortalıktan danışıklı dövüşle çekildiğini de düşünmüyor değilim.)

Bu krizin ve gelecekteki benzerlerinin çözüm yolunun: demokratik sınırlar içinde kalmak, devlet terörüne son vermek, demokrasinin yüzde 50’lik oy gücüyle ölçülmeyip aynı zamanda öteki yüzde 50’nin hak ve istemlerinin sözcülüğü de yapmak olduğunu Başbakan kavrayabilir mi, bilmiyorum. Kavramadıkça, kendi kitlesini üzerlerine sürmekle tehdit ettiği (Ne korkunç bir söz! Umarız bu da dil sürçmesidir!) öteki yüzde 50’yi hep karşısında bulacak. Hem de Gezi parkı eylemlerinde deney edinmiş ve bilenmiş olarak.

Oya Baydar

yazinin kaynagi /http://t24.com.tr/yazi/karizma-cizildi-buyu-bozuldu/6818

23.5.13

Atölyemin kapısını tekrardan araladım.....

Atölyemin kapısını uzun bir aradan sonra tekrardan araladım.
Veeeee, Omo Vadisi Arbore Kabilesi'ni gezerken çekmiş olduğum fotoğraflardan birini ağaç panel üzerine ipek kumaş kullanarak elek baskı yaptım....

4.5.13

Aşkın Su Hali...

Liseden arkadaşım sevgili Müge Acar'ın bir mutluluğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Siyahinci Yayınları'ndan yayınlanan ilk kitabı "Aşkın Su Hali" gerek D&R'larda, gerekse www.idefix.com, www.kitapyurdu.com 'larda Mayıs ayı sonu itibariyle satışa sunuldu. Ne, hoş değil mi? Darısı tez vakitte benim başıma inşallah :-)... 

Kitap yayınlanmadan önce Müge facabook'da oluşturduğu kitapla aynı isimli grupta bize bazı sorular yöneltti "Aşk Nedir?" "Aşkın rengi ne renktir?"vs, diye...Grup üyeleri hissiyatları doğrultusunda cevaplamaya çalıştılar bu soruları. Aşkın rengi için benim cevabım "İlk başta toz pembe, sonuna doğru da mosmordur" olmuştu. İnanıyorum ki Müge kitabında bu soruları değişik bir pencereden inceleyip bizlerle paylaşmakta. Kitabı henüz okumadım, okuyamadım, çünkü maalesef ben İstanbul''dan ayrıldıktan sonra kitap piyasaya sürüldü. Kitapla ilgili güzel yorumları okudukça, ikinci kitaba istek yapanları öğrendikçe biran önce Aşkın Su Hali'ni elime almak için heyecanlanıyorum.

"Kitabında, sayfanda takipçilerine ve takibine takılanlara AŞK adına o kadar çok şey katacak ki şu an tahayyül dahi edemiyorum..Herkese hayırlı olsun. Ben de bu eserin bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum. Siyahinci; yeni incisi ile çok şey yapacak... :)" diyor Siyahinci Yayın Koordinatörü Atakan Kelleci...

Kalemine ve akıcı diline sonsuz güvendiğim sevgili arkadaşım Müge'yi bir kez daha tebrik ederken kitabını kitap severlere öneriyorum "AŞKIN SU HALİ"...

Sevgi, Aşk ve Kitapla Kalın!