5.9.08

Rift Valley / Rift Vadisi

Geçen haftasonu yine Naivasha Gölü civarindaydik. Naivasha su ünlü Rift Vadisi sinirlari içinde yer aliyor. Bu sebepten ötürü "Neymis bu Rift Vadisi'ni bu kadar önemli kilan?" diye düsünüp, internette minik bir arastirma yaptim. BI/ yani before internet (internet öncesi) bizim niceydi halimiz demek ki. Nasil erisiyorduk bu kadar bilgiye. Evimizde Meydan Larousse ve Hayat Ansiklopedilerinin el verdigi oranda bilgileniyor ya da bir bilene danisiyorduk. O da mi olmadi, hadi en uzun boylusundan kütüphanelere gidiyorduk - tabi üsenmediysek. Neyse, internete zeval verilmesin diyeyim ve sayesinde kopyalayip yazima yapistirdigim Büyük Rift Vadisi ile ilgili asagidaki makaleyle sizleri basbasa birakayim.













Bir kosu bisikletimle gidip çekiverdigim Rift Vadisi fotolarim. Büyük Rift Vadisi'ni fotograflarim elverdigince büyük görebilmek için üzerlerine tiklayabilirsiniz.


Ben demiyorum internet diyor. Buyrun okuyun;
"Büyük Rift Vadisi yaklaşık 6.000 kilometre uzunluğunda, Suriye'nin kuzeyinden Afrika'nin doğusunda Mozambik'in ortalarına kadar uzanan engin bir cografi ve jeolojik şekildir. Vadinin genişliği otuz ilâ 100 kilometre arasında, derinligi ise birkaç yüz metreden binlerce metreye değişiyor. Vadinin adı kâşif John Walter Gregory tarafından konmuş. Aynı zamanda bu çöküntü hattı dünyanın en büyük fay hattıdir. Doğu Afrika'dan başlayip, Türkiye'nin güneyinde Amik Ovası'nda son bulur. "Bugün Rift Vadisi'nin jeolojik görünümü benzersizdir. Vadinin geçmişte de iklim değişikliğinin temel nedeni olması aynı ölçüde şaşırtıcıdir. Yerkabuğundaki giderek yükselen kabarma öyle bir noktaya ulaştı ki, bu yükselti doğuya düşen topraklarda yağmuru engelledi ve böylece suya hasret tropikal ormanları yaşam kaynağından yoksun bırakti. Böylece Dogu Afrika'nın ormanları küçülerek, savana adı verilen çayırlarla, ağaçlıklardan oluşan bir bitki örtüsüyle yer degistirdi. Geçmiş zamanların bir anısı olarak, Batı Afrika'dakilere benzer ağaçlar, kuşlar, kelebekler ve hayvanlara artık dağınık biçimde Mombasa'nın kuzeyindeki Arabuko Soreke ormanıyla Tana Nehri kıyılarında rastlanabiliyor.
Dağlık yükseltilerin oluşumuyla Doğu Afrika'nın ormanlarının budanması dev boyutta bir ekolojik değişimdir. Ancak bölgede yerkabuğunun çatlayıp kabarması yer yer daha keskin sonuçlara da yol açtı. Vadinin herhangi bir noktasında, ama özellikle yüksek bölgelerde, yarıçapı birkaç kilometre olan bir alan içinde sık tropikal orman, yarı çöl, alp çayırlıkları, çalılık ve ağaçlıktan oluşan bir mozaik görülmekte.
Yerkabuğunun kabarması ve çatlamasıyla oluşan bu ekoloji şartları orada yaşayan hayvanlar için az bulunan çeşitlilikte bir çevre yarattı. İşte bu, Doğu Afrika'da insan türünün evrimini hızlandıran önemli bir etken olabilir.


Bugünün Afrikası'nda Rift Vadisi Kenya'dan kuzeye, Etiyopya'ya doğru uzanırken, muhteşem Turkana Gölü havzasını oluşturuyor. Burayı muhteşem kılan sadece gölün çarpıcı güzelliği ve çevresinin etkileyici çıplaklığı değil, aynı zamanda güney kıyılarındaki tortul katmanlarında gömülü insansı fosil hazinesidir. Çalışmalarına 1968 yılında küçük bir araştırmayla başlayan Richard Leakey, insanın Kenya'daki eski atalarıyla ilgili arayışını işte burada sürdürmekte.
Kuzeyden güneye 250 km., doğudan batıya 55 km. uzanan gölün uzun ve sığı kıyıları tropikal güneşin altında yeşil ışıltılarla parlamakta. Güneyde küçük volkanik tepelerden oluşan bir set gölün daha aşağı, kuzey Kenya'nın kurak topraklarına ulaşmasını engellemekte.
Batı yakasında, bazı tepeleri 1500 metreyi aşan sıradağlarla Rift Vadisi'nin duvarı yükseliyor. Burası uzun boylu, zarif, doğa sever bir kabile olan Turkana halkının ülkesidir. Daha ötede Uganda dağları ve ormanları yer almaktadir.
Turkana Gölü'ne, kuzey ucundan, çamurlu sularını boşaltan Omo Nehri dökülüyor. Etiyopya'nın kuzeyindeki yüksek düzlüklerin suyunu topladıktan sonra kıvrılıp bükülerek, Kenya sınırına varan koca nehir burada Turkana Gölü'ne ulaşıyor. Turkana Gölü'nün üzerinde uçarsanız, hızlı bir akıntıyla gelen Omo Nehri'nin turuncu sularının ancak birkaç kilometre ilerledikten sonra gölün yeşil sularına karıştığını görürsünüz.
Burada turuncunun yeşile karışması muhteşem bir görüntü oluşturur. Yaklaşırken, hızını kesen engeller yüzünden taşıdığı alüvyonu bırakarak dev bir delta oluşturur. Bu süreç en az dört milyon yıldır sürmektedir ve bugün bulduğumuz fosilleri saklayan da işte bu nehirler ve gölün biriktirdiği tortu tabakalarıdır.
Önemli bir fosil yatağı da Omo Vadisi'nin aşağı kesimi, Kenya siniridir. Burada dört milyon yıl boyunca biriken 1000 metre yüksekliğindeki tortul katmanlar hominidlerin iskeletlerini ve geliştirdikleri taş işçiliğinin nadir örneklerini içinde saklayıp korumuştur. Ama gölün doğu kıyıları daha da zengin bir fosil hazinesine sahiptir."


Victoria, Tanganyika, Magadi, Nairobi'nin kuzey batisinda yer alan Naivasha, Nakuru Gölleri hep Rift Vadisi sinirlari içerisinde bulunuyor.


Antropolog Donald Johanson ve ekibi tarafindan Etiopya'nin Kenya'ya sinirinda, Büyük Rift Vadisi sinirlari içindeki Omo Vadisi'nde 1974'te bulunan, 3.2 milyon yaşındaki bulundugu sirada Beatles'in "Lucy in the Sky with Diamonds" parçasi çaldigi için iskeletine Lucy adi verilen ilk (hominid) insanimsi Lucy 30 kg ağırlığında, 1.10 metre boyunda. Etiopya Hükümeti tarafindan kendisine tahsis edilen ilk hominid pasaportuyla ve Amerika'nin verdigi vizeyle su siralarda Lucy Amerika'da sergi sergi dolasmakta. En iyi dileklerim seninle Lucy, umarim Yeni Dünya'da gözün gönlün açilir!


Diger bulunan fosillerle birlikte Rift Vadisi, özellikle de Etiopya'nin Omo bölgesi insanligin besigi diye adlandiriliyor.


Bilmem anlatabildim mi Rift Vadisi'nin dünyamiz için önemini?

2 yorum:

hbasak dedi ki...

Yeni blog ve Kenya'da yeni yaşam hayırlı olsun!!!

figoltx dedi ki...

Tesekkürler Basak...