2.11.08

Hür Doganlar / Born Free (II)

Blogger'a erisim yasagi öncesi yazilarimdan birinde "Hür Doganlar / Born Free" adli kitaptan, kitabin yazari Joy Adamson'dan ve kitabi konu alan ödüllü filmden bahsetmistim. Yazimin sonunda da Joy ve George Adamson'in baslarina gelenlerden sizlere bahsedecegime söz vermistim. Simdi sözümü tutma zamanidir.


Joy Adamson'in bahçesinde figoltx dinlenirken
Asil adi Friederike Victoria Gessner olan Joy'un ilk esi Museviymis. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Musevilere uygulanan vahsetten kaçmak isteyen ilk es Joy'u ileride yerlesirler düsüncesiyle Kenya'ya ön arastirmaya yollamis. Kenya'ya dogru gemi yolculugu sirasinda Joy bir gence asik olmus. Ilk esinden acilen bosanip, gemide tanistigi ve asik oldugu beyle evlenip Kenya'ya yerlesmis. Ilk ese ne mi olmus? Bunu ben de ögrenemedim. Kenya'nin dogal parklarini hayal ederken, Hitler'in toplama kaplarindan birinde hayatina son nokta konulmustur herhalde. Gerçi ikinci esin de ömrü pek uzun olmamis. Kenya'da bir safari esnasinda Joy parkin müdürü George ile karsilasip, yine asik olmus, ikinci kocayi da bosayip, George Adamson ile evlenmis. Allahin hakki üçtür diye mi, yoksa artik ben yaslandim köseme çekileyim diye mi düsündügünden bilinmez, Joy bir daha evlenmemis. Gerisini gerek Hür Doganlar kitabindan, gerekse filminden biliyorsunuz. Ancak Joy'un sanatçi yönünden filmde hiç bahsedilmez. Joy Adamson Kenya'nin vahsi dogasindan çok etkilenir ve Kenya’daki çiçeklerin suluboya resmini yaparak, yüzlerce bitkiden oluşan bir döküman hazirlar ve hatta bir kitap altinda toplar bu çizimlerini. Tuvaline aktardigi 600 etnik portre çalismasindan bir kismi günümüzde Nairobi Ulusal Müzesi'nde, bazisi da müzeye dönüstürülmüs evinin duvarlarinda sergilenmektedir. Suyundan midir nedir bilinmez, Karen Blixen, Joy Adamson gibi resim yeteneklerini kesfetmis bir çok Avrupali örnek var Kenya'da. Umarim bu kervana ben de katilirim. Joy Adamson'un müzesini gezerken çaktirmadan yagli boya portre çalismalarinin fotograflarini çektim :-).





Caktirmadan çektigim portre çalismalarindan birkaç örnek.

Joy Adamson 3 Ocak 1980 günü bir isçisiyle yasadigi tartisma sonucu öldürülür. Joy Adamson'i öldüren kisi ömür boyu hapis cezasina çarptirilir.
George Adamson'a gelince. Vahsi dogayi korumaya hayatini adamis olan George'un sonunu da vahsi hayati tahrip etmekle mesgul avcilar 1989 yilinda hazirlarlar.

George'un içinde öldürüldügü araci

Hem Joy hem George Adamson için hazin son kaçinilmazdir. Hayati boyunca kayda deger birsey yapmadan eceliyle ölmek mi iyi? Yoksa dünyanin gelecegi için bir çok güzelligin altina imza atip eceline razi gelmemek mi? Sizce hangisi?

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Biran kendimi o bankın üzerinde oturur hayal ettim :) Hüzünlü bir son olmuş ama yine de ideallerinin peşinden gitmek ve gerçekleştirmek güzel, sonu hüzünlü olsada...nasılsa öleceğiz birgün keşke herkes ardında güzel şeyler bırakıp gidebilse,sevgiler Kenya ya

Ersin dedi ki...

çok güzel bu yazı ile oralara gittim,
hür yaşayanlar filmini gençken seyretmiş ve hayran kalmıştım
güzel yazı için teşekkürler

figoltx dedi ki...

Ben de sizinle ayni fikirdeyim "adsiz".

Ersin bey gezdikçe anlatmaya çalisiyorum blogumda. Ben tesekkür ederim...

Butterfly dedi ki...

adsız benim :)) unutmuşum...