17.4.10

Samburulu Feministlerin Mor Catisi-Umoja


Samburu Kabilesi'ne mensup Umoja Köyü kadinlari Kenya'nin en marjinal gruplari arasinda yer aliyor. Ataerkil bir kabile olan Samburu'da kadinlarin hemen hemen hiçbir hakki yok. Kiz çocuklarina ailelerde erkek çocuklarina taninan haklar maalesef taninmiyor. Kizlara sadece ileride baslik parasiyla aileye refah getirecek mallar olarak bakiliyor. Erkekler 2O inek, 10 keçi, deve, vs karsiliginda evlenecekleri kizi ailesinden satin aldiklarindan evlendikten eslerine istedikleri eziyeti yapma hakkini kendilerinde görüyorlar. Eslerini essek sudan gelinceye kadar dövüyor, hatta bazen daha da ileri gidip dayaktan öldürebiliyorlar bile. Hükümet bu tür cinayetlere hiç sesini çikartmiyor. Ölen esin yerine yenisi, hatta eger erkegin ekonomik düzeyi iyi ise 2.si, 3.sü vs pesi sira geliyor. 1990 senesinde eslerinin iskencesinden usanan 15 kadin öncelikle Umoja Uaso Kadin Grubu'nu kuruyor. Kendi el emekleriyle yaptiklari kolye, bilezik gibi hediyelik esyalari satmaya basliyorlar. Kendi ayaklari üzerinde durabildiklerine kanaat getirdiklerinde de büyük bir cesaret göstererek evlerini terk edip kendi köylerini kuruyorlar. Köyün lideri Rebecca Lolosoli. Biz köyde bulundugumuz gün Rebecca Nairobi'deydi, dolayisiyla karsilasamadik. Köyün girisinde durdugumuzda köy sakinleri arabanin etrafini çevirdiler. Içlerinden genç bir erkek bize duru bir Ingilizce ile köyümüze hosgeldiniz dedi. Hayli sasirtici. Umoja'nin, erkeklerin barinmadigi feminist bir köy oldugunu biliyorduk. "Nasil olur da bir erkek orada yasayabilir?" diye sorduk adinin Ben oldugunu sonradan ögrendigimiz genç erkege. Omoja'nin kurucularindan Nagusi'nin 8 çocugundan biri Ben. Nairobi yakinindaki Thika Üniversitesi, Eczacilik Fakültesi 3. sinifta okuyor. Ben köyden bir hanimla evli. Bir oglu var, esi 2.ye hamile. Okulunu bitirene kadar sadece tatillerde köyde kalmasina izin veriliyormus. "Okulu bitirir bitirmez ailemi de alip yakindaki kasabaya tasinip, kendi eczanemi açacagim. Halkimin bana ihtiyaci var." diyor Ben. Hepberaber köyü gezerken annesi de bize katiliyor. Köyün rengarek kadinlari bize köyün meydaninda el çirparak söyledikleri sarkilariyla bir karsilama töreni yapiyorlar adeta. Ben de onlara katiliyorum. Onlar ne yaparsa ben de yapiyorum, sözlerini anlamasam da sarkilarina eslik ediyorum. Pek keyifli.


Ben ve annesi Nagusi


Nagusi

Ben'e babasini görüp görmedigini soruyoruz. "Yeni esiyle yakinlarda yasiyor babam. Karsilasirsak birbirimizi öldürebiliriz, en iyisi hiç karsilasmamak." diyor. "Sen esine nasil davraniyorsun, baban gibi mi?" diye soruyorum. "Öyle davransam bu köyde barinabilir miyim?" diye soruyla cevap veriyor soruma. "Hem kadin erkek hepimiz esitiz biz." diye de ekliyor.
Grubun amaci zor durumda olan kadinlari bir çati altinda toplamak ve kadinlara haklarini anlatmak, ögretmek. Üssü Samburu'da olan Ingiliz askerlerinin tecavüz ettigi kadinlar da Umoja'ya siginmis. Evlilik disi hamile kalip, aileleri tarafindan reddedilmis genç kizlar da oradalar. Umoja Samburulu feminislerin adeta Mor Catisi . Kadinlarin sayisi zaman içinde 48'e ulasmis. Köylerinde ilk ögretim öncesi çocuklar için bir okul var. Köy disindan çocuklari da kabul ediyorlar okullarina. Okulun bir de asevi var. Asevinde sadece çocuklar için günlük yemek pisiriliyor. Köylerine yeni katilan biri için imece usulu küçük bir kulübe yapiyorlar en kisa sürede. Zaman içinde de yine imece usulu insa ettikleri daha büyük kulübesine tasiniyor yeni üye. Evlerini sedir agaci dallari, inek diskisi, kül ve çamur ile insa ediyorlar. Köyün ileri gelenlerinin toplanip önemli kararlarini aldiklari da tek katli betonarme bir binalari var. Zaman içinde ülke dahilinde ve ardindan da ülkeler, hatta kitalari asan bir üne kavusmus Umoja. Kuruculari Rebecca bir konferanstan digerine adeta yetismeye ve basari hikayelerini tüm dünyaya duyurmaya çabaliyor. Tabi bu çabalarin sonucu olarak da yardimlar pesi sira geliyor.
_

Amerika'nin yardimiyla ufak bir müze binasi insa etmis ve yavas yavas atalarinin kullandiklari alet edevatla içini doldurmaya baslamislar. Müzede üzerinde kiz sünnetine hayir yazili bir bagis kutusu gözümüze takiliyor. Samburu Kabilesi'nde kiz çocuklari erkek çocuklari gibi genç kizliga adim atabilmek için sünnet ediliyor. Sünnet esnasinda bazi genç kizlar ve dogum yaparken sünnetli olmalari dolayisiyla bazi hanimlar kanamanin durdurulamamasi neticesinde hayatlarini kaybetmis. Umoja ileri gelenleri kiz sünnetine karsi da savas açmislar. Artik yeni jenerasyonda sünnet uygulamasini kaldirdik diyorlar.
Umoja halki geçimlerini gelen turistlerden aldiklari köye giris bedeli ile kendi yaptiklari rengarenk kolye, bileklik, ahsap heykel, vs hediyelik esyalari satarak karsiliyorlar. Kismen hayvancilikla ugrassalar da geçen sene yasanan kuraklikta hayvanlarinin çogu telef olmus.
Massai Kabilesi'nin alt kabilesi olan Samburulular göçebe olan atalarinin yüzyillar önce Misir ve Israil topraklarindan gelerek buralara yerlestiklerine inaniyorlar. Massailer göçe devam edip Kenya'nin güneyine, hatta Tanzanya'ya kadar uzanmislar. Samburu Kabilesi adini da verdikleri Samburu bölgesinde kalmayi yeglemisler. Samburular Massailerle ayni dili Mae dilini konusuyorlar. Massailerden daha renkli, daha gösterisli kolyeler takiyorlar. Massailer gibi yüzlerini kizgin demirle daglayip, kulaklarini yirtip, koca koca delikler açmiyorlar. Geleneklerini korusalar da, medeniyetle daha bir hasir nesir olmuslar.


Yüzlerinde sukunet, dostluk, cesaret, gurur ve kararlilik hissedilen Umoja kadinlarina çiktiklari bu asil yolda sonuna kadar basarilar.

4 yorum:

Butterfly dedi ki...

Figen'cim ben de umoja samburulu kadınlara bool başarılar diliyorum.Zor ama hiç birşey imkansız değil aslında yeterki umudu ve gücünü yitirmesin insan.Hele ki o şartlarda bunu başarmaları takdire şayan...iyi pazarlar kucak dolusu sevgiler sana..

Ivo Serentha and Friends dedi ki...

My compliment for your blog and pictures included,I encourage you to photoblog

CLICK PHOTOSPHERA

Even week another photo album

Greetings from Italy,

Marlow

hbasak dedi ki...

Selamlar,
Bir daha yolunuz düşerse oraya Bursa'dan benim selamımı da götürün!

figoltx dedi ki...

Asis'cim evet böyle sartlarda bile basarmislar ya hayatlarinin akisini degistirmeyi, gerçekten takdire sayan.

Hi Marlow, I will check the photo site that u suggest. Thanks.

Selam Basak, Yolum düserse oralara yine mutlaka götürücegim selamini. Aslinda sen de buralara gelip ziyaret edebilirsin Umoja'yi. Hem sen istemiyor muydun baobab görmeyi? Gerçi baobab görebilmek için Afrika'nin bati yakasina gitmeni öneririm, doguda pek yok.