7.10.10

Sebzeci Kiz

Danimarka'nin Kemalettin Tugcu'su, Andersen'in çocuklugumuzda dinledigimiz, içimizi ciz ettiren masallarindan "Kibritçi Kiz"a benzedi yazimin basligi.

Benim hikayem yılbaşı gecesinin dondurucu ve kavurucu sogugunda geçmiyor. Benimki Güney Yarimküre'nin yaz sezonuna girdigi su günlerde, Nairobi'nin 1.800 metre rakimina sükrettiren iliman ikliminde geçiyor.

Kahramanimiz haftanin iki günü müzik okulunun yolunu tutmaktadir. Gelin kahramanimiza bu yazi içinde "muzungu", yani beyaz insan diyelim. Evet, yine müzik okuluna gittigi günlerden birinde muzungumuz ders bitiminde solugu alis veris merkezinin giris katindaki sebze dükkaninda alir. 20 yy'lin basinda Kenya'nin kiyi sehri Mombasa ile Viktorya gölü arasinda kurulacak tren yolu insaati için Kenya'ya gelipte, insaat bittikten sonra buraya yerlesen Hintlilerin 3. kusak akrabalarinin elindedir Kenya'da ticaret. Sadede gelirsek bu manavi da Hintliler isletiyordu. Bizim muzungu alis verisini hizlica yapti, zira her geçen dakikain Nairobi trafigini daha da içinden çikilmaz hale dönüstürdügünü düsündü. Dalgin dalgin aksama ne pisirse acaba diye düsünürken kendisine yardim eden sebzeci kizla kasadaki Hintli kizin konusmalarina kulak kesildi. Kendisine bakip bir seyler söylüyorlardi. Daha bir pür dikkat dinleyince iki genç kizin kendisine bakip su yabanci hanimlarin nasil böyle zayif kaldiklarini sorguladiklarini anladi. Hatta sebzeci kiz 1 sene içinde tam 12 kilo aldigini ve kilolarini bir türlü kontrol edemediginden dem vuruyordu.




Muzungu kizlara dönüp "Pardon, zayif kalmanin sirlarini mi merak ediyorsunuz?" diye sordu.




2 genç kiz da gözlerinde bu sirri ögrenmeye aç bir isiltiyla muzunguya baktilar. Muzungu "Zayif kalmayla ilgili herhangi bir sir yok maalesef." dediginde iki genç kizin da gözlerindeki o isiltinin söndügünü gözlemledi. "Durun, durun! Hemen hayal kirikligina ugramayin! Ben anlatmaya baslamadan önce siz bana anlatin bakalim yeme aliskanliklarinizi." dedi muzungu. Kizlar basladilar anlatmaya.




"Sabah kahvalti etmiyoruz. Sadece çay içiyoruz. Ögle yemegini geçistirip, sadece ve sadece aksamlari dogru düzgün yemek yiyoruz." Sadece 1 ögün yemek yiyerek kilo nasil aldiklarini anlamadiklarini üzgün bir ifadeyle anlattilar.




Muzungu yüzünde gülümsemeyle yeme aliskanliklarindaki yanlis noktalari degistirdikleri günden itibaren kilo vermeye baslayacaklarini, hele bir de bu yeni aliskanliklarina biraz da egzersiz eklerlerse zafere daha kolay ulasabileceklerini, her geçen gün kendilerini hafiflemis ve daha enerjik hissedeceklerini söyledi.




Neydi bu yanlislar:


- Sabah kahvaltiyi atlamak


- Ögle yemegini geçistirmek


- Aç bir ilaç aksam yemegine kitliktan çikmis gibi yüklenmek




Neydi yeni edinilecek iyi aliskanliklar:


- Egzersiz (yürüyüs, asansör yerine merdiven çikmak)


- Günde üç ögünü asla atlamamak


- Bu üç ögüne ek ögün aralarina birer meyve serpistirmek






- Aksam geç vakit birseyler atistirmamak


- Aksam yemeginin en hafif ögün olmasi gerekliligi





Bu ögütlerin üstünden iki hafta geçmisti ki muzungu yine ayni manavda alisveristeydi. Sebzeci kiz muzunguyu görür görmez kosarak yanina geldi müjdeli haberi vermeye. Tam tamina 3 kilo vermisti. Hem de eskisinden de fazla yiyerek.


Muzungu bugün yine ugradi manava. Bastan asagi siyahlar giymis sebzeci kiz daha da bir zayif göründü gözüne bu sefer. Sebzeci kiza "Cok alimli, çok zarif görünüyorsun bugün!" dedi muzungu. Sebzeci kiz basarmanin verdigi mutlulukla "Evet, eski zerafetime dönene kadar da devam" deyip, göz kirpti.


Muzungu hiç tanimadigi birinin hayatina olumlu bir dokunusta bulunmaktan mutlu evin yolunu tuttu.





Mutlu son...

4 yorum:

Butterfly dedi ki...

Muzungu mutlu sebzeci kız mutlu daha ne olsun,mutlu sonları özlemişim :)hiç tanımadığımız insanların hayatına mutlu dokunuşlar yapabiliyorsak ne mutlu..ne mutlu muzunguya..Son yıllarda bir iki kilo fazlalaşsamda hep aynı kiloda kalmamın sebebi sanırım bu yazdıkların akşam altıdan sonra kesinlikle birşey yemem,tatilde biraz şaşar okadar :)eh olacak o kadar ama..sevgilerimle...

figoltx dedi ki...

Tatilde, özellikle Türkiye tatillerinde benim de terazi hesabim 2 kilocuk yukari dogru sasiyor. Ancak buraya döner dönmez gerekli önlemleri alarak 1 hafta sonunda ideal kiloya yine iniliyor :-). Ama halen Mauritius'daki Amazonlardan getirilen nilüfer yapragi tasima kapasitesi + 2 kg'yim. Desene nilüfer yapraginda keyif bana halen haram :-)... Sevgiler...

Adsız dedi ki...

Ay çok fena muzungu olmuşsun sen!!!
Bende de sana bir tüyo: Nilüfer yapraklarını üstüste koy, taşıma kapasitesini artır, o yapraktan bu yaprağa ne +2 si, +22 ile bilem hoppidi hoppidi zıplayarak yürürsün.
Türkiye bu arada seninle gurur duyuyor, çok özletmiştin yazılarına verdiğin ara ile.
Rumuz: AQ

figoltx dedi ki...

AQ'ya bir :-)...