Sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sanat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29.1.15

15 Ocak 2015 - Bahçemde minik bir parti ve minik bir sergi...

Haftada 1 gün olmak üzere 8 hafta süren stüdyomda gerçekleştirdiğimiz ağaç baskı atölyesinin sonunda hanımlar çok başarılı çalışmalar sergileyince minik bir sergi yapmaya karar verdik. Addis Accueil'in (frankofonların klübü) düzenlemeyi düşündüğü Yeni Yıla merhaba partisiyle de sergiyi birleştirip bir taşla iki kuş vurduk. Addis Ababa'daki evimizin bahçesinde gerçekleştirdiğimiz minik bir parti ve kapıları bahçeme açılan atölyemde sevimli bir sergi için kolları sıvadık. 
İşte sonuç....






25.2.13

Fruits of my woodcut loom...Ağaç baskı tezgahımın son ürünleri (3)

Addis Ababa'nın 100 km kadar güneyindeki, 12. yüzyılda Kral Lalibela'nın emriyle yapıldığına inanılan yarı monolitik kilise Adadi Maryam'ın rahibinin çekmiş olduğum fotoğrafından ağaç baskı yaptım.

Ağaç baskı hayli zahmetli iş, ama sonucu gördüğümde her seferinde iyi ki uğraşmışım diyorum...

Fotoğrafım

Baskım...
Kahverengi kağıt üzerine siyah tek renk ağaç baskı, 46 x 66 cm...

12.2.13

Tamerat Siltan'ın atölyesinde...

23 Eylül 2012 tarihli yazımda size 8 Eylül'de Talisman Gallery'de başlayan The power of black line / Siyah çizginin gücü isimli ağaç baskı sergisinden bahsetmiştim. Sergi esnasında sanatçı Tamerat Siltan ile tanıştığımdan, benim de ağaç baskı ile ilgilendiğimden Tamerat'a bahsettiğimden, kendisini arayıp çalışmalarımla bir gün atölyesine gelmek istediğimi de uzun uzadıya anlatmıştım. Üstünden aylar geçti, seyahatler geçti, benim diğer hobilerimle uğraş dolu günler geçti, ta ki 2013 Ocak sonuna kadar. Evet, nihayet çalışmalarımdan örnekleri koltuğumun altına sıkıştırıp Tamerat'ın atölyesinin yolunu tuttum. Sanat üzerine, ağaç baskı, resim, elek baskı (screen print), vs üzerine uzun bir sohbet yaptık. Tamerat çalışmalarımı hayli beğendi. Atölyesinde o gün bir de Etiyopyalı bir ressam vardı. O da güzel düşüncelerini belirtti çalışmalarım üzerine. Eh, pek mutlu oldum. Tamerat'tan atölyesinde haftada bir gün baskı teknikleri üzerine eğitim almak istediğimi söyledim. Hiç kabul edeceğini düşünmüyordum açıkçası, ama "Haftaya cuma hele bir başlayalım, devam edip etmeyeceğimize karar veririz" dedi. Geçtiğimiz iki cuma günü Tamerat'ın atölyesindeydim. Beni benimsedi ve benimle çalışmayı kabul etti.

Yupppiiiiii!!!  

Geçen hafta elek baskı tekniğini uygulama esnasında seyrettim ve notlarımı aldım. Ardından bu teknikle neler basabileceğimi planladım. Bugün ilk aşama olarak elek baskı tekniği için gerekli malzemeleri temin ettim. En kısa süre içinde seçmece fotoğraflarımdan bazılarını elek baskı tekniği ile tahta yüzey üzerine baskılarını yapacağım. Bu baskı tekniğini öğreneceğim için çok heyecanlıyım. Zira değerli sanatçı rahmetli Gül Derman'ın en sevdiği ve değerli eserlerini verdiği teknik de elek baskıydı.

Tamerat Siltan'ın atölyesinden birkaç görüntü...





30.1.13

Etiyopya Çağdaş Sanat Sergisi, 2012 - Hotel Sheraton

Addis Ababa'nın sosyal takviminde en önemli organizasyonlardan biri de beş yıldır Hotel Sheraton'da gerçekleştirilen Etiyopya Çağdaş Sanat Sergisi. Dört gün süren sergi Etiyopyalı sanatçılar için eserlerini daha geniş kitlelerle paylaşmak ve satış imkanı yakalamak adına çok önemli. Sanata yıllarını vermiş sanatçıların yanı sıra Addis Ababa Güzel Sanatlar Fakültesi'nden yeni mezunlar da sergide eserleriyle yer almaktalar.

Annemle babamın bizi ziyarete geldiği Kasım 2012'ye denk gelen sergi açılışına annemle birlikte gittik. 2008 yılında ilki gerçekleştirilen, o zamandan beri de geleneksellleşen Etiyopya Çağdaş Sanat Sergisi'nin 5.sini gezmek üzere sergi salonundayız. Sergilenen eserlerin güzelliği beni hayli heyecanlandırıyor. Hepsi tek tek, uzun uzun incelenmeyi hak ediyorlar, ama zaman kısıtlı. Ben de ilgimi çekenlerin önünde durup tek tek inceliyorum. Fotoğraf çekmek yasak ama dayanamayıp birkaç tanesini fotoğraflıyorum çaktırmadan.
Genç jenerasyon, çağdaş sanatçılardan Tewodros Hagos'un portre çalışmaları hayli dikkat çekici. Portreler içinde zor hayat koşullarını, hüznü, yaşanmışlıkları barındırıyorlar sanki. Geçenlerde Tewodros'un çalışmalarından birini Addis'deki bir arkadaşın evinin duvarında gördüğümü ve uzun uzun incelediğimi, hatta sanatçının adını not edip bir gün atölyesini ziyaret etmeye karar verdiğimi hatırlıyorum.






Sergide eserleri bulunan 50 sanatçıdan hangi birinden bahsetsem bilemiyorum. Ben anlatacağıma en iyisi gizli çekmiş olduğum fotoğraflardan bazıları kendilerini anlatsınlar.













Sergiye katılan sanatçılar arasında Hotel Sheraton'un duvarlarını süsleyen, her önünden geçişimde incelediğim ve her seferinde de yeni gizemler yakaladığım tabloların sahibi, sergiyi düzenliyenlerden biri, ressam Lulseged Retta ile tanışma şerefine nail oluyorum.  İlk yıl sekiz sanatçının katılımıyla yola çıkan organizasyon, takip eden üç yıl içinde hızla büyümüş ve katılımcı sayısı sekizden otuzlara, kırklara, hatta ellilerin üzerine çıkmış. Katılımcıların sayı olarak artmasıyla birlikte Etiyopya sanatının çeşitliliği de sanat severlere ulaşır olmuş. Hele 2012 yılı  sergisi hazırlıkları esnasında sanatçılar, sanat eğitimi görenler, tarihçiler, kolleksiyonerler, eserlerini sergileyenlerin hepsi bu organizasyon için seferber olmuşlar. Sergi kurulunun titiz çalışması sonucunda sergiye katılacak sanatçılar ve sergilenecek eserleri itinayla seçilmiş. Satın aldığım sergi kataloğunu değerli sanatçı Lulseged'den yaptığımız bu tatlı sohbet akabinde imzalamasını rica ediyorum. Beni kırmıyor imzalıyor.
Dünya çapında üne sahip, İngiltere'de eğitimini tamamlamış, yıllardır bu organizasyona destek veren ressam  Maitre Afewerk Tekle 10 Nisan 2012'de, 80 yaşında hayatını kaybetmesine rağmen çağdaş Etiyopyalı sanatçılara seçtikleri yolda uzun yıllar ışık tutmaya devam edecek gibi görünüyor.  Gelenekselleşmiş bu organizasyon da çağdaş Etiyopya sanatının daha geniş kitlelerce, hatta belki bir adım daha ileri giderek dünya çapında tanınmasına ön ayak olacağına gönülden inanıyorum.  

2013 yılında gerçekleştirilecek Etiyopya Çağdaş Sanat Sergisi'ni heyecanla bekliyor olacağım.

8.3.11

Cekirdek Sanat Galerisi

Cekirdek Sanat Galerisi'nde yarin bir sergi kapilarini sanat severlere açiyor. Blogdasim Mualla Soganci'nin da aralarinda bulundugu 52 ressam hanimin eserlerinden olusan karma sergi 9 Mart ile 18 Mart arasi açik kalacak. Ben maalesef kaçiriyorum, ama siz kaçirmayin derim. Hatta asagidaki davetiyeyle açilisa gidiverin.




Seneye bakarsiniz bana da kismet olur bir iki çalismamla bu sergiye katilmak, kim bilir???






18.12.10

Günes Afrika'nin üstünde parildiyor...

Son agaç baskim "Sun is shining on Africa / Günes Afrika'nin üstünde parildiyor".
45 x 70 cm boyutunda, 8 renk baski...


10.12.10

Younglim Lee

Geçen hafta site komsularimizdan Güney Koreli Younglim Lee'den su asagidaki mesaji aldik.

Younglim konser piyanisti ve uzun bir süredir sabahtan aksama kadar piyanosunun basinda site sakinlerine konser veriyordu. Bugün sitede verecegi konserin son günü, zira yarin Nairobi Tribe Hotel'de klasik müzik severlere gerçek konserini verecek. Biz baska bir yere önceden söz verdigimiz için gidemiyoruz maalesef ama nasil olsa hergün Bach, Debussy, Brahms ve Shubert ile içiçeydik. Bugün belli ki Youglim yarinki konseri için son rötuslari atmakta.


Basarilar Younglim...


Youglim'in site sakinlerine yazdigi özürvari davet mesaji;


Hello!


This is Younglim Lee who lives in Amboseli 6
First of all, Thank you all, I feel sorry always to you for making noise from practicing piano.
Coming Dec11th saturday 7:00pm, I will give a charity solo piano recital at Tribe Hotel.
If anyone is interested in classical music, please come and enjoy it.
The price of ticket is 3500ksh, and you can purchase at Tribe hotel or you may contact with me.
I will play Bach Prelude and Fugue, Brahms Paganini variation Op.35 Book1, Debussy Image 1 and Schubert Sonata In b falt Major.

Attached file has information.

Thank you,
Sincerley ,
Younlgim

9.12.10

Life in Lake Turkana by Giulio D'Ercole

Dün La Reunion'a vize almak için Fransiz Konsoloslugu'na, sehir merkezine inmistim. Vize isini hallettikten sonra konsoloslugun yakinindaki Alliance Française'e/Fransiz Kültür Merkezi'ne kadar uzandim bir tasla iki kus vurmak amaciyla. Fransiz Kültür Merkezi'nde fotografçi Giulio D'Ercole'nin Kenya'nin kuzeyi Turkana Gölü kenarindaki yasami gözler önüne seren fotograf sergisi 1 Aralik'ta baslamisti ve ben henüz gidememistim.



Fotograflar tek kelimeyle muhtesemdi. Bu senenin Ocak ayinda ayni bölgenin kuzeyine, Kenya'ya sinir, Etiyopya'nin güneyi, Omo Vadisi'ne yapmis oldugumuz gezide benzer yasamlari fotograflamistik. Hazir sergi isine isinmisken "Neden olmasin?" dedim...




Giulio D'Ercole'in fotograf sergisiyle ilgili Fransiz Kültür Merkezi'nin web-sitesindeki detay açiklama: “Life in Lake Turkana” Photo Exhibition, Dec 1st – 17 2010 @ Alliance Francaise
November 26, 2010

“Life in Lake Turkana” Living Pictures of a Disappearing Culture

An exhibit by Giulio D’Ercole at Alliance Francaise


Opening December 1st at 6 pm, showing from December 1st to December 17th

“Life on Lake Turkana” shots were taken in November 2009. This photo exhibition is part of reportage on one of the most remote, beautiful and biologically as well as culturally unique spots of our planet. The photographs exposed powerfully confront us with a heart-freezing reality: what we see it is not only a reportage on people living on one of the harshest environment in Africa, but it also might be the last glimpse into a unique and peaceful symbiosis between two Kenyan tribes, the fishermen El Molo and the pastoralists Turkana. These two tribes have established in the course of centuries a co-existence based on mutually benefiting trade. Today this achievement and the very existence of the two tribes are confronted with the possibility of a dramatic environmental disaster related to the negative effects of the construction of the Gilgel Gibe III dam in Ethiopia.
According to several studies, this dam will drastically reduce the flow of water from the Omo River to the lake Turkana resulting in a dramatic drop of its lake level. As a result the salinity of water will drastically increase, altering the biological equilibrium amongst fish and plant species living in the lake.
A depleted lake Turkana – the major source of life in this arid and semi-arid harsh environment – will become source of death and dangerous social effects, resulting in the disruption of the harmonious socio-economical co-existence of the pastoralist and fishermen living along its shores.
Conflicts and forced migration are then likely scenarios determined by economic interests that ignore human costs and undermine cultural and environmental wealth and diversity.
This is a course of events that humanitarian national and international organizations, as much as everybody else, should try to correct or at least mitigate.
It is our responsibility to guard human heritage.

Giulio D’Ercole is a photographer and filmmaker born in Rome, Italy in 1961. Since 1989 Giulio works internationally in Media. In 2003 he moved to Kenya and, captivated by the unique and unprecedented interplay of the social and geographical features of this region of the world, decided to stay and witness the living history of Africa by establishing a company, Canvas Africa Productions, devoted to producing photography and documentaries on humanitarian projects, social issues but most of all on people and their lives.

26.11.10

African Inspiration / Inspiration d'Afrique

Nairobi'de ilk kisisel "agaç baski" sergim 7 Aralik 2010 ile 7 Ocak 2011 tarihleri arasinda Ambiance Restaurant'da sanat severleri bekliyor olacak.

Minik tanitim brosürleri hem Ingilizce, hem Fransizca olmak üzere hazir.

Ambiance Restaurant'in Aralik 2010 newsletter'indaki sergi tanitimi :
"To Complete this year of Exhibitions we are very pleased to announce that Mrs. Figen G. Letaconnoux will show her work from the 7th of December till the 7th of January 2011. I invite you to visit her website and see her amazing creations. You will find many good ideas of present for art lovers!"
Hele çalismalarimi bir Kenya'da tanitayim Türkiye'ye de sira gelecek efendim...
Eh, dünya hayli küçüldü. THY Istanbul Nairobi seferlerini haftada 7'ye çikartarak su dünyayi küçültme isine hayli katkida bulundu. Sagolsun varolsun! Türkler Bayramda Kenya'ya aktilar. Bayramda sadece benim ailem degil, daha kimler kimler buradaydi. Nakuru Park'da kiminle karsilastim, 40 yil düsünseniz bulamazsiniz. Neyse siz biraz düsüne durun bakalim. Bir sonraki yazimda belki yazarim :-))).
"Buyrun, bekleriz efendim!"

21.11.10

Cocuksu Baskilara Devam...

Bir süre önce yaptigim "Childish Kite / Cocuksu Uçurtma" baskima bir ilave daha.
Yeni baskimin adi "Dolly's Dreaming / Dolly'nin Rüyasi".

Childish Kite / Cocuksu Uçurtma

24.10.10

Cocuksu Uçurtma

Iki hafta önce Nairobi'de yasayan bir Türk arkadasimla birlikte Nairobi'nin gecekondu mahallesi Kangemi'de Isviçreli bir hanimin liderligindeki ilkokul çocuklari için kurulmus, halen iyilestirilmeye çalisilan Kangemi Kültür Merkezi'nde haftanin bir yarim günü egitmen olarak çalismaya basladik. Cocuklarla resimler yaptik. Ilk basta hayli çekingen olan çocuklar geçen saatler sonunda pastel kalemlerin renklerine alisip, çekingenliklerini üzerlerinden atarak resimler çizip, çizdiklerini boyamaya basladilar. Ikinci hafta Fransa'dan esimin çocuklari geldigi ve bir haftada iki park ziyareti yaptigimiz için yeni baslayan görevime bir haftaligina ara vermek zorunda kaldim. Bir günlügüne bile olsa Kangemi çocuklariyla beraber olmak, onlara bir seyle ögretebilmek fikri beni o kadar heyecanlandirmisti ki daha çocuklarla tanismadan önce çocuksu ilk agaç baskimi yapmaya baslamistim bile. Fransa'dan çocuklar gelince baskima ara vermis atelyemi misafir odasi haline dönüstürmüstüm. Harika geçen bir haftanin sonunda sag salim çocuklari ülkelerine ugurladik. Ha, bu yogun hafta içinde pratik piyano sinavimi da basariyla tamamladim. Bu sabah misafir odasi sekline dönüstürülmüs atelyemi tekrar gerçek atelye sekline çevirip, yarim kalmis "Cocuksu Uçurtma" isimli baskimi nihayet tamamladim.

Içimdeki çocugu açiga çikartan çocuksu baskimin ilkini ben pek begendim.

Yola devam...

6.10.10

To look or to see / Bakmakla görmek

Bu sabah müzik teori sinavim vardi. Pek, pek, pek güzel geçti, darisi yaklasmakta olan piyano pratik sinavimin basina...



Sinavdan çikar çikmaz eve gelip son baskisi beni bekleyen "Bakmakla görmek" isimli çalismamla hasir nesir oldum. Sonuç asagida.


Woodcut print/agaç baski -4 renk, (44 x 33 cm)


Bu uygulamayi da halen elimde bulunan bir zamanlar yapmis oldugum ebru baskinin üzerine yaptim.


Woodcut print (3 colours) on a marble paper / Ebru üzerine 3 renk agaç baski (44 x 33 cm)


Not: Sinavdi, baskiydi derken saat 3 pm olmus, ben yine ögle yemegini atladim.

Haydin bana afiyet olsun!

3.10.10

Gül Derman - Cin Seddi



1993 Ekim ayi, tam tamina 17 sene önceydi, Gül Derman su yukaridaki elek baski teknigiyle yapmis oldugu "Cin Seddi" baskilarindan birini bana ev hediyesi olarak ogluyla gönderdiginde. Gül Derman bana bir baskisini hediye olarak göndermisti. Nasil mutlu olmustum o hediyeyi aldigimda anlatamam size. Hemen çerçeveletmis, salonumda nereye asacagimi bilememistim.

Su anda Fransa, Dinard'daki evimizin salonunu süsleyen bu baskiyi her gördügümde 1994 senesinde Marmaris'e giderken elim bir trafik kazasinda esi Dr. Ugur Derman ile yasamini yitiren Gül Derman gelir hep aklima. Sanatiyla Türkiye'yi yurtdisinda disinda temsil etmis, sanatiyla birçok basarilarin altina imzasini atmis Gül Derman'in esi de Acibadem Hastanesi'nin kurucu dokrotlarindandi. Ikisinin de sanat adina, saglik adina yapacak daha çok seyleri vardi.



Geçen gün Lebriz Sanat sitesinde dolasirken Gül Derman'in bana hediye etmis oldugu su yukaridaki baskinin aynisini satista görünce aramizdan zamansiz ayrilan bu çifti anmadan geçemedim...

2.10.10

Umut...


Son baskim Umut'u müslüman ülkelerde insanca yasayabilmek için savasan, dogal haklari özgürlüklerini kazanmaya çabalayan kadinlari düsünerek yaptim.

24.9.10

Son baski...

Son woodcut/Agaç baski çalismalarim....


Afrika'da kadin olmak. (20 x 60 cm, gazete kagidi üzerine 4 renk baski)


Afrika'da kadin olmak. (20 x 60 cm, beyaz kagit üzerine 9 renk baski)

Sad / Üzgün (33 x 44 cm, 5 renk baski)

3.8.10

Bir dönem figoltx'in üretimi seramikler....

Bu sabah kahvalti sonrasi bir dönem yapmis oldugum sermikleri fotografladim arsivim için.


2003 Mayis, Duygular'i Seramik Atelyesi Keramos'un karma sergisi için yapmistim.



_



Yemek salonunda kullandigimiz seramik abajur.







2003 Agustos, Italya Certaldo'da La Meridian seramik atelyesinde yaptigim raku seramikler.



_


_


_


_



O zamanlardan içime dogmus herhalde bir gün Afrika'da yasayacagim.

Afrika figürlü seramik çanak simdi sadece sarap siselerimizin mantarlarini barindiriyor.

Ilginç bir kolleksiyon...

_











Tek vücutta dans edenler.


Ilk yaptigim sermiklerden biri, tabak.


Ne oldugunu ben de bilmiyorum???


-



-



Aile...