Uganda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Uganda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17.11.14

Ruanda'da Goril Safari

Nesilleri tükenme tehlikesi altında olan 800 adet dağ gorili Afrika’da, Ruanda, Uganda ve Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin kesiştiği noktada yer alan Virunga Volkanik Sıradağları’nda yaşıyorlar.
Ruanda’da bulunan Volkanlar Ulusal Parkı, Uganda’daki Bwindi Ulusal Parkı ve Kongo’nun doğusunda yer alan Virunga Ulusal Parkı dahilinde goril safari yapmak ve gorillerle birlikte 1 saat geçirmek mümkün. Biz Ruanda sınırları içinde yaşayan Titus Goril Ailesi'ni ziyaret ettik.
Yaşadığımız maceranın detayları için kitabım Yaşamımdan Süzülen Afrika 339-345 sayfalarını okuyabilirsiniz.

 

17.9.11

Sisteki Goriller...

Ay sonu Ruanda yolcusuyuz.


Gerek 1994'deki Tutsi kabilesi ve ılımlı Hutulardan yaklaşık 1.000.000 kişinin katledildiği yerleri gezip bilgi toplayacağız, gerekse Uganda, Ruanda ve Kongo sınırındaki volkanik bölgede dünya üzerinde sayıları sadece 600 adet kalan, tükenmeye yüz tutmuş gorilleri görmek için Goril Safari yapacağız, son gün de altın renkli Golden Monkey leri görmeye doğal ortamlarında yürüyüşe çıkacağız.

Ruanda tarihi ve goriller ile ilgili gerek interneti gerekse kitapları karıştırmaya başladım. Bu arada da Ruanda'daki katliam ile ilintili Hotel Ruanda filmiyle antropolog Dian Fossey'in hayatından bir kesiti anlatan gorillerle ilgili film Sisteki Goriller filmini temin ettik.



Dün akşam Sisteki Gorilleri seyrettik. Bu akşam da sıra Hotel Ruanda'da.

Sisteki Goriller'in konusu şöyle;
Antropolog Dian Fossey’nin Afrika’nın derinliklerinde nadir bulunan dağ gorilleri üzerine çalışmaya başlar. Onlarla ilişki kurmayı öğrenir. Ama artık akademik ilgisinin ötesinde gorillere ilgi duymakta ve hayatını tehlikeye atma pahasına hayvan tüccarlarına ve yasak avcılık yapanlara karşı mücadele etmektedir.

Nesli neredeyse tükenme noktasına gelen dağ gorilleri 1970′lerde Amerikalı Dian Fossey’in çabaları sonucu kurtarılmış. Fossey, 1967′de bilimsel bir gezi için geldiği Zaire’de(eski Kongo) gorilleri izlemeye başlamış, kısa bir süre sonra Ruanda’da Karisoke Goril Araştırma Merkezi'ni kurmuş ve tam 18 yıl, herkesten uzak, izole bir şekilde gorilleri incelemiş.

Yaptığı çalışmaları Sisteki Goriller adlı bir kitapta toplamış. Dian Fossey 1985 yılında kimliği bilinmeyen kişiler tarafından Virunga dağlarındaki kulübesinde öldürülmüş. Öldürenlerin hayvan kaçakçıları olduğu düşünülüyor, dava bugüne kadar çözülememiş. Dian Fossey, o güne kadar insanları yanlarına hiçbir şekilde yaklaştırmayan gorillerin davranışlarını incelemiş.

Dağ gorillerinin sayıları bugün sadece 600 civarında. Bunların 300 kadarı Ruanda sınırları içinde yaşıyorlar. Goriller, maymunlardan sonra insana en yakın memeliler. Yaşam süreleri 40-50 sene kadar, erkekleri olgunluğa 16 yaşı civarında, dişileri ise 9 yaşından sonra. Erkek goriller 15-17 yaşına eriştiğinde sırtları beyazlıyor, bundan sonra gümüşsırt olarak adlandırılıyorlar.

Sürülerin çoğunluğu bir gümüşsırt erkek ve birden fazla dişiden oluşuyor. Sürünün büyüklüğü genelde 5 ila 30 bireyle sınırlı . Az sayıda grupta ise birden fazla erkek bulunuyor, sürünün lideri yine en güçlü gümüşsırt oluyor. Dişi goriller 100 kilo kadarken gümüşsırt erkekler 160 kilo ve üstü geliyorlar. Yiyecek olarak ot ve meyveleri tercih ediyorlar, nadir olarak böcek yedikleri de oluyor. Yüksek bölgelerde, 2500-4000 metre arasında yaşıyorlar.

Bu demek oluyor ki bizim de onlara ulaşabilmemiz için 2500 ile 4000 metreye tırmanmamız gerekecek.
Eh, karar verildi bir kere. Gereği neyse yapılacaktır...

16.10.08

Kiswahili

Kenya'da resmi dil Ingilizce, bazi küçük kabileler disinda hemen hemen herkes Ingilizce konusuyor. Ingiltere'nin eski kolonisi olan Kenya'da Ingiliz etkisi sadece dilde görülmüyor. Trafikte, diger Kara Afrika ülkelerine göre daha disiplinli ve çaliskan oluslarinda, vs, vs de gözlemlenebiliyor bu etki. Neyse bu aslinda baska yazi konusu, gün olur deginirim belki. Ingilizce'nin resmi dil olmasi tabi ki bizler için büyük kolaylik. Eve gelen temizlikçiden tutun, sokaktaki çöpçüye kadar - egitimlileri saymiyorum, onlarin Ingilizcesi zaten cepte - herkes Ingilizce konusuyor, tabi agir bir aksanla. Bu agir aksanla konusulan Kara Afrika Ingilizcesi "pigeon English" / "kumru Ingilizcesi" diye adlandiriliyor. Ilk baslarda ne diyor bunlar diye düsünürken, simdilerde gayet güzel muhabbete giriyoruz lokallerle. Kara Afrika Ingilizcesi disinda Kenya'da konusulan lokal resmi dil Swahilice.

Doğu Afrika'da Tanzanya, Uganda, Kenya, Afrika Birligi'nde resmi dil olarak konusulan Swahili veya asil adiyla Kiswahili günümüzde 80 milyon insan tarafından konuşulmakta. Hatiri sayilir bir rakkam. Sanirim tüm dünyada Türkçe konusanlarin sayisi da asagi yukari Swahilice konusanlarla ayni. Hele Afrika'da ve Amerika'da açilan Türk okullari sayesinde Türkçe konusanlarin sayisi at basi farkla önde bile olabilir. Birçok kisinin ugramaya çekindigi Angola'da bile Türk okulu açilma girisimleri vardi ben oradayken. Afrika'nin dogu sahillerinde konusulan Swahili dili adini Arapça'da sahil anlamına gelen "sawahil"den aliyor. Sawahilin basina dil anlamina gelen "ki" ön eki eklendiginde swahili dili, yani sahil dili anlamina gelen Kiswahili olusuyor. Kisacasi Swahili Doğu Afrika'nın sahilinde konuşulan dili ifade etmekte.

Bantu dil ailesine dahil Swahili dilindeki kelimelerin %35'i Arapça'dan geçme. Farsça, Almanca, Portekizce, Hintce ve Ingilizce'den de etkilenmis Swahili yillar hatta yüzyillar içinde. Fonetik olarak Türkçe ile hayli benzerlik gösteren Swahili dilinde bazi kelimeler, özellikle Arapça orijinli olanlar anlam olarak da benzerlik gösteriyorlar.


Mesela;

askari = güvenlik

baba = baba

baya = kötü, çirkin, adi

bila = siz (bila-bedel deriz biz de)

biya = bira

chai = çay (okunuslari ayni)

cheki = çek

daftari = defter

dakika = dakika

daktari = doktor

dansi = dans

duka = dükkan

dunia = dünya (okunuslari ayni)

faida = fayda

fikiri = fikir

habari = haber

hakika = kakikat

hali ya hewa = hava durumu

haradali = hardal

hasa = has

hisi = his

hususan = özellikle

ilani = ilan

inshalla = insallah

vesaire, vesaire..... Bu liste uzaaaar gider. Kisacasi bizim Türkçe kelimelerin ardina "i" ekliyoruz, oluyor size Swahili.
"Hakuna Matata" yani "problem degil" ben bu dili çözerim kisa süre içinde :-).

CV'mdeki Ingilizce, Fransizca, az Portekizce'me Swahilice'yi de eklesem fena mi olur?