4.6.10

Nairobi Accueil - minik resim sergim

4 Haziran 2010, Nairobi Accueil toplantisindaki minik fotograf sergimden birkaç fotograf :-). Bugün hava da müsade etti bana ve bahçede sergileyebildim fotograflarimi. Satis bile yaptim ve hatta siparis bile aldim fotograflarimdan. Pek güzel yorumlar aldim, dolayisiyla pek bir motive oldum. Kisacasi benim için iyi bir baslangiç oldu. Öyle genis fotograf arsivim var ki, bir sekilde degerlendirmem lazim onlari. Baska sergiler yapmak için teklifler aldim, kafamda yeni fikirler uçusmaya basladi. Eyvah!!! Simdi sira planli programli hareket etmekte. Eh, bana kolay gelsin!

Ama bir süre yine yollarda olacagim. Bu demek oluyor ki fotograf arsivime yeni yeni ülkeler eklenecek. Rotamizla ilgili daha fazla bilgi veremiyorum su anda, sürpriz, eh bilgiler ve fotolar artik kismetse dönüsümüze. Haydi ben bavulumun basina döneyim artik.

_
_

_

_
_
_


_

_
_

2.6.10

5 Haziran ve önemleri...

Efendim Vikipedi bile su önemli 5 Haziran için bir sayfa düzenlemis. Niye önemliymis bir göz atalim bakalim.


1783 - İlk defa balonla uçuş gerçekleştirildi.
1851 - Amerikalı kadın yazar Harriet Beecher Stowe'un kölelik karşıtı romanı Tom Amca'nın Kulübesi (Life Among the Lowly) bir gazetede tefrika edilmeye başlandı.
1926 - Birleşik Krallık, Irak ve Türkiye arasında yapılan görüşmeler sonunda Musul Sorunu çözüme kavuşturuldu.
1936 - "Maliye Bakanlığı Kuruluş Kanunu" çıkarıldı.
1941 - Ankara'da I. Coğrafya Kongresi toplandı.
1943 - Sivas Çimento Fabrikası üretime başladı. Fabrikada yılda 90 bin ton çimento üretileceği açıklandı.
1946 - Tek dereceli milletvekili seçim kanunu kabul edildi. Sınıf esasına dayalı parti kurmaya izin vermek amacıyla Cemiyetler Kanunu'nda değişiklikler yapıldı.
1947 - Marshall Planı: Harvard Üniversitesi'nde verdiği bir konuşmada, Amerika Birleşik Devletleri devlet bakanı George Marshall, savaş sonrası Avrupa'ya destek için çağrıda bulundu.
1953 - Adapazarı Şeker Fabrikası kuruldu. Fabrikanın bölgede üretilen pancarı işleyerek şeker üreteceği açıklandı.
1956 - Elvis Presley yeni şarkısı "Hound Dog" u televizyonda The Milton Berle Show'da tanıttı, Show sırasında yaptığı kışkırtıcı kalça hareketleri o devirde seyirciler tarafından müstehçen bulundu.
1957 - Gülhane Askerî Tıp Akademisi teşkilatlandırıldı.
1963 - İngiltere Savaş Bakanı John Profumo karıştığı bir seks skandalı yüzünden görevinden istifa etmek zorunda kaldı. (Profumo Skandalı)
1964 - İnönü, Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahale etmemesini ihtar eden ünlü Johnson Mektubu'nu aldı.
1965 - Figen Gündüz, internetteki kisa adiyla figoltx dünyaya gözlerini açti.
1967 - İsrail ile Arap ülkeleri arasında; tarihe "Altı Gün Savaşı" diye geçen çatışmalar başladı. Çatışmalar sonrasında, kendi topraklarından daha fazla toprak elde eden İsrail, Gazze Şeridi'ni, Beytüllahim ve Hebron kentlerini, Batı Şeria'yı ve Golan Tepeleri'ni ele geçirdi.
1972 - Birleşmiş Milletler Çevre Konferansında 5 Haziran gününün Dünya Çevre Günü olması kararlaştırıldı. Her yıl Birleşmiş Milletler'e üye ülkelerde 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak değerlendirilir.
1975 - Süveyş Kanalı, Altı Gün Savaşı'ndan sonra ilk defa gemi trafiğine açıldı.
1977 - Ev kullanımına uygun ilk pratik kişisel bilgisayar olan Apple II satışa sunuldu.
1981 - Genel ahlak kurallarını bozduğu gerekçesiyle eşcinsellerin sahneye çıkması başta İstanbul olmak üzere bazı valiliklerce yasaklandı.
1981 - ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri'nin yayımladığı haftalık bir tıbbi dergide, Kalifornia'nın Los Angeles şehrinde 5 kişide, sadece bağışıklık sistemleri zayıflamış hastalarda görülen zatürreenin az rastlanan bir formuna rastlandığı bildirildi. Bu hastalar ilk onaylanmış AIDS vak'aları olarak tarihe geçtiler.
2009 - Galatasaray S.K teknik direktörlük görevine ünlü Hollandalı teknik adam Frank Rijkaard'ı getirdi.
2010 - Ilkögretim bitirme, SBS sinavi
5 Haziran ne de bereketli bir günmüs megerse. Ben sadece benim ve ailem için önem arzettigini sanirdim :-). Bir de çevreci olarak 5 Haziran'nin özellikle çevre günü için seçilmesine için için pek sevinirdim, hala da sevinirim. Bu sene benim için 5 Haziran'in baska bir önemi daha var. Canimin içi, kuzu sarmam yegenimin de girecegi SBS sinavi bu sene 5 Haziran'a, yani benim de dogum günüm olan o kutsal güne denk geldi :-). Sinava girecek tüm çocuklara zihin açikligi diliyorum, ama en fazlasini tabi ki kuzucuguma diliyorum.
Bu günün benim için hatta baska bir önemi daha var da ondan daha sonra bahsedecegim.
Sana güveniyorum Zeynom, basari yaninda, seninle olsun! Teten :-).

31.5.10

Israil'i siddetle kiniyorum...



Sandy Tolan'in Israil ile Filistin tarihini iki aile üzerinden anlattigi romani Limon Agaci'ni halen okumadiysaniz tam zamanidir derim...

30.5.10

Sevgiyi Tuslara mi Yaziyorsunuz?

Hep bir yerlere, bir şeylere yetişme telaşındasınız değil mi?
Hiç vaktiniz yok, ..."Fast live", "Fast food", "Fast music", "Fast love"...
Dikte ettirilen "yükselen değerler", "in" ler, "out" lar...
Buna benzer bir odada, şanslıysanız gökyüzünü görebilen bir pencere ardında bitecek hepsi.
Dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar, Size sesleniyorum!
Hangi tuş daha etkilidir ki sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
Copy-paste yapabilir misiniz dalgaların sahille buluşmasını?
İçinizi ısıtan gün ışığını gönderebilir misiniz maille arkadaşlarınıza?
Sevgiyi tuşlarla mı yazarsınız?
Öpüşmek için hangi tuşlara basmak gerekir?
Ya da geri dönüşüm kutusunda saklanabilir mi kaybolan zaman?
Doğayı bilgisayarlarına döşeyenler, neden görmezsiniz bahçedeki akasyanın tomurcuklandığını?
Ve ıslak toprak kokusu var mıdır dosyalarınız arasında?
Koklamak, duymak, dokunmak, yok mu yaşam skalanızda?
Bilgi toplumu oldunuz da, duygu toplumu olmanıza megabaytlarınız mı yetmiyor?

Müşfik KENTER


Ne de güzel dile getirmis kelimelerinde günümüz insanini Müsfik Kenter. Geriye dönüp de baktigimda ben de bir dönem hepimiz gibi tuslarla uzuuuun vakitler geçirdim. Uzun zamandir da artik zamanima yazik etmeye içim el vermiyor. Dolayisiyla laptop'imla, internetle eskisi kadar hasir nesir degilim ve bundan da ayri bir keyif aliyorum. Cünkü sevdiklerime, hobilerime böylelikle daha fazla zaman ayirabiliyor, dogayi kokluyor, daha fazla dokunuyor, yeni açan tomurcuklari, mutlu bir çocugun gülüsünü fotograflarimda ölümsüzlestirmeye çalisiyorum.
Sizlere de tavsiye ederim efendim....

20.5.10

Paris'te beş büyük ustanın tabloları çalındı

Paris'teki Modern Sanatlar Müzesi'nden Pablo Picasso, Henri Matisse ve diğer bazı büyük ustalara ait 5 tablonun çalındığı açıklandı.

Paris'teki Modern Sanatlar Müzesi'nden Pablo Picasso, Henri Matisse ve diğer bazı büyük ustalara ait 5 tablonun çalındığı açıklandı.

Fransız polisi, çalınan tabloların toplam değerinin 500 milyon euro (618 milyon dolar) dolayında olduğunun tahmin edildiğini kaydetti.

Tabloların dün gece saatlerinde yerlerinden alındığı ve bu sabah kayıp olduklarının bilidirildiği açıklandı.

Eyfel Kulesinin karşı yakasında, Sen nehrinin kıyısında bulunan Modern Sanatlar Müzesi, kordon altında tutuluyor.

Çalınan tablolarin;


Pablo Picasso'nun Le pigeon aux petits pois,

Henri Matisse'in La pastorale,

Georges Braque'ın L'Olivier près de l'Estaque,,
Amedeo Modigliani'nin La femme à l'éventail,

ve Fernand Léger'nin Nature morte aux chandeliers adli eserleri oldugu belirtiliyor.

Paris Modern Sanatlar Müzesi yetkililerinin, hırsızlığı, bu sabah bir pencere ve kilidin kırılmış halde bulunmasıyla ortaya çıkardıkları bildirildi.

AP Haber Ajansı, Paris savcılığına dayanarak, güvenlik kameralarında, tek başına hareket eden maskeli bir şahsın pencereden müzeye girdiğini ve tabloları alıp çıktığını gösteren görüntüler bulunduğunu belirtti.


Haber kaynak: Hürriyet, Dünya Haber, 21 Mayis 2010

19.5.10

Tam Zamaninda

Yemek de boş içmek de,
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.

Bisikletinin gidonunu
Tam zamanında çevirmelisin
Düşmemek için.
Tam zamanında frene basmalı,
Tam zamanında yola koyulmalısın.

Tam zamanında okşamalısın başını
O üzüm gözlü çocuğun
Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
Tam ağlamak üzereyken.

Tam zamanında koymalısın elini omzuna
En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.
Tam zamanında tutmalısın düşerken
Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuk.

Tam zamanında acımalı yüreğin
Afyon'da Hasan Ağabey' in evi yıkılınca başına
Evsiz kalınca çoluk çocuk
Ki uzatasın elini bir parça.

Tam zamanında açmalısın kapını
Hayatına girmek isteyenlere.
Tam zamanında çıkarmalısın
Sevginden şımarmaya başlayanları.

Tam zamanında affetmelisin kardeşini
Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
Seni gecenin üçünde arayıp da
Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.

Tam zamanında öğretmelisin oğluna
Gerekiyorsa yumruk atmayı
Tam burnunun üstüne
Tiksinmeden pisliğinden,
Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
Misketlerini zorla almaya çalışırsa.

Tam zamanında bağırmalısın
Acıyınca bir yerin.
Tam zamanında gülmelisin
Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.

Tam zamanında yatmalısın
Yola çıkacaksan ertesi gün
Ve arabayı kullanan sensen
Sana emanetse çoluk çocuk
Ve kendin.

Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
Son kadeh bozacaksa seni
Ve üzeceksen birilerini
Ertesi gün hatırlamayacaksan.

Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.
Tam zamanında konuşmalı
Tam zamanında şarkı söylemeli
Tam zamanında susmalısın.

Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
Annenin babanın evini,
Tam zamanında başka bir şehre gidip
Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.

Tam zamanında dönmelisin memleketine.
Tam zamanında için titremeli,
Tam zamanında aşık olmalı
Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.

Tam zamanında toplamalısın oltanı
Belki de seni şampiyon yapacak
En büyük balığı kaçırmadan.
Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
Tam zamanında ölmelisin
Iskalamak istemiyorsan hayatı.

Haydi şimdi kalk bakalım
Silkin şöyle bir
At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
Vakit zannettiğinden daha az
Haydi kalk bakalım,
Şimdi YAŞAMAK ZAMANI...


Can YÜCEL

13.5.10

Samburu Ulusal Rezervi, kuraklik ve sel felaketi...

Dün ögleden sonra eve dönerken siddetli bir yagmur basladi. Arabanin silecekleri kifayet etmiyordu adeta. Yagisli sezonun sonuna geldik ama yagmurlar bir türlü dinmek bilmiyor. Aklima birden "Bardaktan bosanircasina yagmur yagmak" deyisi geldi. Dedim hayret ne zaman evlendi de bosaniyor? Hiç haberim yok. "Bosanmak öyle bardaktan akar gibi kolay olmuyor." dedim. Hatta diger bir deyisle "Insan sudan çikmis baliga dönüyor". Aklima ardindan fransizcadaki "Pleuvoir comme vache qui pisse/inek iser gibi yagmur yagmak" deyisi geldi. Ve ardindan da ingilizlerin deyisi "It's raining cats and dogs/Kedi köpek yagiyor" takildi aklima. Hangi lisan bu konuda daha yaratici diye varin siz karar verin artik. Diger dillerde de böyle deyisler varsa yorum kismina yazarsaniz sevinirim. Ablamdan almancasini bekliyorum mesela.

Neyse biz konumuza gelelim. Geçen sene kurakliktan hayvanlar telef olmus (Tsavo Park'da 150 fil, Masai Nehri'nde 600 suaygiri), tarim da negatif etkilenmisti. Bu sene de tersi Kenya fazla yagistan sikayetçi. Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu demeyin sakin. Paskalya'da Kenya Dagi'nin eteklerindeki Samburu Ulusal Rezervi'ne gittigimizde karsilastigimiz manzara bizi adeta dehsete düsürdü. Paskalya'dan bir ay önce biz Fransa'dayken sagnak yamurlar neticesinde Ewaso Ngiro Nehri 4 Mart sabaha karsi tasmis ve nehir kiyisindaki otelleri tabiri caizse silip süpürmüs. Paskalya'ya sadece 2 gün kala rezervasyon yaptirdigim için turizm firmasi bana sadece iki otel önerince tatil dolulugu dolayisiyla buralarin en iyi zincir oteli Serena'yi önermeklerini düsünüp, seçeneklerden birinde karar kilmistik. Megerse mesele baskaymis. Serena da 4 Mart sabahi o silinip, süpürülen otellerden biriymis. Bunu ögrenir ögrenmez Serena Otel'e dogru yola çiktik. Serena Otel'e Samburu Rezerv'den geçilen köprü yikilmis. Daha dolambaçli bir yol izleyip nihayetinde Serena Otel'e ulsatik. Otel kapi duvar. Içerideki güvenlikten oteli gezmek istedigimizi söyledik. Kirmadilar bizi. Hem gezdirdiler hem de hikayeyi anlattilar. Sabaha karsi 6 sularinda Kenya Dagi civarinda yagan yagmurlarin nehri tasirmasi sonucu bütün bungalowlarin cepheleri yikiliyor, içerideki tüm esyalar tavana vuruyor ve hatta orada asili kaliyor. Allahtan Serena personeli uyanikmis o saatte. Tüm misafirleri uyandirip hizli bir sekilde oteli tahliye etmisler. Suyun seviyesi yaklasik 5 metre civarina yükselmis, bungalowlarin üzerinden tasarak restoran kismina ulasmis. Bu felaket gece yarisi olsaydi hayli can kaybi olabilirdi. Güvenlik görevlileri sigorta sirketinin gelip hasar tespit yapmasini bekliyordu. Serena çoktan daha yükseklerde bir arazi bulmus bile yeni otelini insa etmek için. Eski otelin yeni sahipleriyse restorandaki bara kurulmus maymunlardi. Bir aydir atilmayi bekleyen çöpleri didikleyip içindeki çürümeye yüz tutmus salata parçalarini yiyorlardi.
_
_
_
Dün sabah yardimcimiz Beatrice'e "Biz yokken çok yagmur yagdi mi? Herhangi bir can kaybi var mi? diye sordum. (Bu arada biz yine 2 haftaligina Fransa'daydik da) Megerse geçen hafta yagan siddetli yagmurlarda Turkana Gölü civarinda olusan toprak kaymasi sonucunda bazi evler toprak altinda kalmis ve ölü bilançosu 70'in üzerinde. 10.000'lerce kisi de tahliye edilmis. Ulasim kesildigi için nakledilemeyen tarim ürünleri de çürümeye birakilmis.

Sanki doga bizden öcünü aliyor. Geçen sene kuraklik bu sene sel felaketleri. Daha nereye kadar?

Samburu Ulusal Rezerv'den bahsetmeden önce Ulusal Park ile Ulusal Rezerv'in arasindaki farka deyinmek istiyorum. Ulusal parklarin sinirlari çitlerle çevrili ancak ulusal rezervlerin sinirlari harita üstünde belli olsa da sinirlarinda çit yok. Dolayisiyla hayvanlar diledikleri gibi dolasim halindeler. Hatta eger rezervlerin yakininda bir yerlesim varsa kurak sezonda özellikle hayvanlara rastlanabilirmis. Açik bir pencereden bir zürafa kafasini uzatmis musluktan su içiyor mesela.
_
_
_

_

dik-dik

_
_

_

Kenya Dagi'nin eteklerinde kurulu 3 ulusal rezervden birisi Samburu Ulusal Rezervi. Samburu Rezerv'e hemen komsu olan rezerv Buffalo Springs. Digeri ise Shaba Ulusal Rezerv. Eger bir rezerv için giris ücreti ödediyseniz ayni biletle diger rezervlere ödeme yapmadan girebiliyorsunuz. Su anda yikik olan köprü Samburu ve Buffalo Springs Rezervleri arasinda kolay geçisi sagliyormus bir zamanlar. Tam da yagisli sezonda gittigimiz için Samburu ve Buffalo'da doga canlanmis, bitkiler degisik tonlardaki yesil renklerini adeta sergiliyorlardi. Bu renk armonisi arasinda hayvanlari seçmekte biraz zorlandik. Ha, iri boyutta olan hayvanlar, fil, zürafa, vs, her kosulda kendini belli ediyorlar. Degisik kus türlerine rastlamak mümkün. Rezerv adeta en minik antilop cinsi, ürkek dik-dik cenneti. Kuru sezonda yeni Serena Otel kapilarini açinca görüsmek üzere Samburu...

Bu gezide ögrendigim en önemli sey yagisli sezonda asla nehir kiyisindaki bir otelde kalmamak. Kisa gezinin kari...