20.11.08

African Heritage House

African Heritage House, Türkçe tercümesiyle Afrika Miras Evi’nde, Amerikali Alan Donovan’in 30 yili asan emegiyle Afrika'nin dört bir kösesinden toplanmis, Afrika yerlilerinin el emegi göz nurunu yansitan el sanatlari sergileniyor. Yeryüzünde bir esine daha raslayamayacagimiz, Nairobi Ulusal Parki'na kusbakisi konumlanmis Afrika Miras Evi, Bati Afrika mimarisine gore "çamur mimarisi" ile insa edilmis. Evin projesi, konumu, rengi, iç dösemesi, kisacasi igneden iplige evle ilgili hersey Mr. Donovan’in imzasini tasiyor.








_

Salondan bir görüntü...


Alan Donovan’i hikayesine kisaca bir göz atalim. Onu Afrika’ya sürükleyen ve Afrika mirasini koruma misyonunu kendine görev edinmesini saglayan nedenler nelerdir ?


Alan Donovan’in fiilen Afrika ile tanismasi 1967 yilinda patlak veren Nijerya İç Savaşı, diğer adıyla Biafra Savaşı’na dayaniyor. Amerikan yardim kurulusu, USAID’in bünyesinde savas sirasinda yiyecek bulamayanlara ulasip, onlari açliktan korumakla görevli ekipte görev aliyor. Nijerya’daki bu görevi sirasinda Afrika el sanatlariyla tanisiyor ve hayatindaki degisim böylelikle baslamis oluyor. 1970 yilinda savasin bitimiyle Fransa’ya geçip, VW marka bir otobüs satin alip Sahra Cölü’nü katederek Nijerya’ya geri dönüyor. Afrika’nin bati yakasindan baslayan, dogu yakasinda, Kenya’da noktalanan yolculuguna basliyor Alan. Bu yolculugu sirasinda Afrika ve kendi için neler yapabilecegi sekilleniyor aklinda Alan’in. Kenya’ya yerlestikten sonra African Renaissance Show/ Afrika’nin Rönesans Gösterisi adi altinda Nairobi, Serena Hotel’de Afrika mirasiyla ilgili dans, müzik, tekstil, kiyafet ve Afrika modasini sergileyen bir sergi düzenliyor. Akabinde de Afrika kabilelerinden toparladigi el isi boncuklari, materyalleri ve degerli taslari kullanarak etnik taki pazarina giriyor. Takilarinin tanitimi için ünlü modellerden Iman basta olmak üzere Afrikali bir çok modelle çalisiyor. Masai küpelerini alüminyumdan üreterek ihracata basliyor ve kisa sürede ünü denizleri asip Amerika’ya kadar ulasiyor.




Kenya’ya ayak basar basmaz satin aldigi arazi üzerinde 30 yil gibi uzun bir sürede Afrika’nin dört bir tarafindan toparladigi objeleri sergiledigi evini insa eden Alan, önceden randevu alindigi takdirde kendi rehberliginde evini gezdiriyor ve hatta Afrika’yi doyasiya hissetmek isteyen çiftleri ince bir zevkle dösemis oldugu evinin odalarinda butik otel anlayisiyla konuk ediyor. Oda, kahvalti, hatta önceden belirtmeniz durumunda ögle ve aksam yemegi servisi de veriliyor Afrika Miras Evi’nde.



Nairobi’ye yolunuz düserse Afrika Miras Evi’ni atlamayin, mutlaka ziyaret edin derim.




_


Misafir odalarinin birinin banyosu... Dogrusu hayli keyifli görünüyor...



_

_


_


_


Tuvaletlerden birinin duvari Tanzanya ile özdeslesmis resim sanati tingatingalarla bezenmis...



Tuvaletin içindeki tingatingalarin disaridan görünüsü...


Misafir odalarinin birinden Nairobi Ulusal Park'a kusbakisi...



_


_

Masai savasçilarinin bir zamanlar kullandigi, hayvan derisinden yapilmis kalkanlar. Masailer geri almak istiyorlarmis kalkanlarini, ancak Alan pek vermeye niyetli degil...


Afrikali bir sanatçinin eseri ahsap heykel bahçedeki bar ve minik restoranin adeta bekçiligini yapiyor...

10.11.08

Tingatinga

Tingatinga nedir biliyor musunuz? Afrika'nin dogu yakasina yolum düsene kadar ben hiç duymamistim açikçasi.


Tingatinga Tanzanya ile özdeslesmis bir resim sanati. Genellikle tuval üzerine uygulanan tingatinga teknigi, resme ilk bakista seramikmis izlenimi veriyor, bir seramik kadar pürüzsüz ve bir o kadar da parlak yüzeyiyle. Tingatinga sanatinin yaraticisi Eduardo S. Tingatinga Mozambik dogumlu, ancak küçük yaslarda yerlestigi Tanzanya'da gelistirdigi resim sanati bugün kendi adiyla anilmakta. Tingatinga günümüzde Tanzanya basta olmak üzere, Kenya, Norveç, Isviçre, Fillandiya ve Danimarka'da taniniyor. Türkiye'de tanindigini hiç sanmiyorum. Tingatinga sanatçilari Afrika'nin naif günlük yasamini kullandiklari canli renklerle aktarmakta tuvallerine. Ilk Tingatinga örnekleriyle Nairobi'nin en büyük sanat galerisi "Galeri Watatu"'da karsilastim ve hayli etkilendim. Watatu'daki tingatingalar orijinal, Eduardo S. Tingatinga'nin firçasinda çikma. Eduardo Tingatinga 1972 yilinda bir araba kazasinda hayatini kaybettigi için, ardindan eserleri hayli prim yapmis. (Yaklasik bir tingatinga tablo 5000 $cik). Tanzanya'daki tingatingalar hayli makul fiyatli. Hatta ilk Darüsselam seyahatimde bir adet edimdim ve salonumuza astim bile.

Ay sonunda Darüsselam'da tingatinga alisverisi üstü Zanzibar planimiz var. Kismet...




Evimizin salonunu süsleyen, Darüsselam'dan aldigim tingatinga...





Internette buldugum bazi tingatinga örnekleri...















5.11.08

Tombaladan tatil çikti...

Bilindiği gibi Barack Obama’nın kökleri Afrika’ya, daha net coğrafi tanım ile Kenya’ya dayanıyor. Obama’nın öz babası Kenyalı ve babaannesi hali hazirda Viktorya Gölü yakinlarinda yasamakta. Obama'nin da Kenya ile baglarini koparmadigi, zaman zaman politik ve apolitik amaçlarla Kenya'yi ziyaret ettigi söyleniyor.
Barack Obama'nin zafer sarhoslugu ta buralara kadar simdiden ulasti. Sokaktaki insanin gözleri daha bir isil isil bakiyordu bugün. Adeta zaferin mutlulugu hissediliyordu gülen yüzlerde. Kenyalilar simdiden gelecekte bu zaferin pozitif getirilerinin hayaline daldilar bile. Obama'nin zaferini doya doya kutlayabilmek için Kenya Hükümeti yarini, yani 6 Kasim'i tatil etti. 6 Kasim kutlamalari Kenya'da geleneklesir mi? Tabi bu Obama'nin Kenya adina gösterecegi performansa bagli.
Dünya için hayrola...

2.11.08

Hür Doganlar / Born Free (II)

Blogger'a erisim yasagi öncesi yazilarimdan birinde "Hür Doganlar / Born Free" adli kitaptan, kitabin yazari Joy Adamson'dan ve kitabi konu alan ödüllü filmden bahsetmistim. Yazimin sonunda da Joy ve George Adamson'in baslarina gelenlerden sizlere bahsedecegime söz vermistim. Simdi sözümü tutma zamanidir.


Joy Adamson'in bahçesinde figoltx dinlenirken
Asil adi Friederike Victoria Gessner olan Joy'un ilk esi Museviymis. Ikinci Dünya Savasi sirasinda Musevilere uygulanan vahsetten kaçmak isteyen ilk es Joy'u ileride yerlesirler düsüncesiyle Kenya'ya ön arastirmaya yollamis. Kenya'ya dogru gemi yolculugu sirasinda Joy bir gence asik olmus. Ilk esinden acilen bosanip, gemide tanistigi ve asik oldugu beyle evlenip Kenya'ya yerlesmis. Ilk ese ne mi olmus? Bunu ben de ögrenemedim. Kenya'nin dogal parklarini hayal ederken, Hitler'in toplama kaplarindan birinde hayatina son nokta konulmustur herhalde. Gerçi ikinci esin de ömrü pek uzun olmamis. Kenya'da bir safari esnasinda Joy parkin müdürü George ile karsilasip, yine asik olmus, ikinci kocayi da bosayip, George Adamson ile evlenmis. Allahin hakki üçtür diye mi, yoksa artik ben yaslandim köseme çekileyim diye mi düsündügünden bilinmez, Joy bir daha evlenmemis. Gerisini gerek Hür Doganlar kitabindan, gerekse filminden biliyorsunuz. Ancak Joy'un sanatçi yönünden filmde hiç bahsedilmez. Joy Adamson Kenya'nin vahsi dogasindan çok etkilenir ve Kenya’daki çiçeklerin suluboya resmini yaparak, yüzlerce bitkiden oluşan bir döküman hazirlar ve hatta bir kitap altinda toplar bu çizimlerini. Tuvaline aktardigi 600 etnik portre çalismasindan bir kismi günümüzde Nairobi Ulusal Müzesi'nde, bazisi da müzeye dönüstürülmüs evinin duvarlarinda sergilenmektedir. Suyundan midir nedir bilinmez, Karen Blixen, Joy Adamson gibi resim yeteneklerini kesfetmis bir çok Avrupali örnek var Kenya'da. Umarim bu kervana ben de katilirim. Joy Adamson'un müzesini gezerken çaktirmadan yagli boya portre çalismalarinin fotograflarini çektim :-).





Caktirmadan çektigim portre çalismalarindan birkaç örnek.

Joy Adamson 3 Ocak 1980 günü bir isçisiyle yasadigi tartisma sonucu öldürülür. Joy Adamson'i öldüren kisi ömür boyu hapis cezasina çarptirilir.
George Adamson'a gelince. Vahsi dogayi korumaya hayatini adamis olan George'un sonunu da vahsi hayati tahrip etmekle mesgul avcilar 1989 yilinda hazirlarlar.

George'un içinde öldürüldügü araci

Hem Joy hem George Adamson için hazin son kaçinilmazdir. Hayati boyunca kayda deger birsey yapmadan eceliyle ölmek mi iyi? Yoksa dünyanin gelecegi için bir çok güzelligin altina imza atip eceline razi gelmemek mi? Sizce hangisi?

29.10.08

Kutlamadan döndüm... Sicagi sicagina...

Kenya Türk Büyükelçisi'nin rezidansinin bahçesinde gerçeklestirilen Cumhuriyetimizin 85. yil resepsiyonundan ayagimin tozuyla az önce eve geldim, bilgisayarimin basindayim ve anlatmaya basliyorum.

Yaklasik üç senedir 29 Ekim'leri ülkemden uzakta geçiriyorum. Angola'da Türk Büyükelçiligi henüz kurulmadigindan (2009 yilinda açilacak 15 elçilikten biri de Angola'ymis) bugün benim için bir ilkti. Yani ülkemden uzakta, benim gibi yurtdisinda yasayan diger Türk vatandaslariyla birlikte 29 Ekim Cumhuriyet Bayrami'mizi ilk defa coskuyla kutlama imkani buldum.

Büyükelçi ile esi konuklari kapida karsiladilar. Atatürk'ün bize miras birakmis oldugu bu anlamli günde Kenya devlet erkani, Afrika ve civari ülkelerdeki Kenya büyükelçileri, konsoloslar, Kenya'da yasayan biz Türkleri yalniz birakmamislardi. Istiklal Marsi esliginde baslayan tören, büyükelçinin konusmasiyla devam etti. Konusma akabinde dizim dizim dizilmis açik büfe leziz Türk yemekleri bizleri bekliyordu. Tabi ki hakkini verip, özellikle hasret oldugum döneri afiyetle mideme indirdim. Davetliler arasinda en çok kim kartvizit toplayacak yarisi davet boyunca sürdü. Yarismanin sonucu açiklanmadi, ama ilk üçe girmisimdir diye düsünüyorum. Türkçe konusmaya biraz hasret kalmisim galiba, dilimin pasi da bu arada silindi.
Sayin büyükelçi, konsolos ve eslerine, ilaveten bu organizasyonda emegi geçen herkese, hele hele Türkiye'den bizleri düsünüp, kutlamamizi baklavasiz yapmamiza gönlü el vermeyip baklava yollayan Güllüoglu'na sonsuz tesekkürler.

Not 1: Thy bir süredir ara vermis oldugu Istanbul-Nairobi seferini 2009 yilinda tekrar devreye alacakmis. Yuppppiiiiiiiii...
Not 2: Fotograf makinami götürmüstüm yanimda ama maalesef fotograf çekemedim, daha dogrusu çekmedim. Artik sizin hayal gücünüze birakiyorum.

28.10.08

Cumhuriyetin 85'inci Yilinda

Cumhuriyetin 85'inci yilini ülkemde, hele hele Bagdat Caddesi'nde o coskulu geçit töreninde yerimi alarak kutlamayi çok arzu ederdim ama bu sene maalesef kismet degilmis. Ancak, ben de bos oturmuyorum. Bugün ögleden sonra Nairobi Türk Konsoloslugu'nun bahçesinde düzenlenecek kutlamaya katilacagim. Bu organizasyon sayesinde bu anlamli günü ülkemden uzakta da birlik olarak kutlama ve iki aydir yerlesme telasinda oldugumuzdan henüz karsilasamadigim Nairobili Türklerle de tanisma imkani bulacagim :-).
Nice 85 yillara ...
Not: Cektigim fotolar bilahare yazima eklenecektir...