25.9.09

Château de Fontainebleau / Fontainebleau Satosu


Hayir, saka yapmadim... Gerçekten iki gündür Paris'in 55 km güneyinde, Fontainebleau sehrindeyim.

Burasi nasil mi?
Burasi, Fontainebleau'nun yemyesil ormanlari, Magriplilerin, Afrikalilarin, Cinlilerin henüz kesfedemedigi, neredeyse %100 gerçek Fransizlardan olusan sakin sehir yasami ve Fransiz kraliyet ailesinden miras, en büyük satolardan biri olan Fontainebleau Satosu ile tek kelimeyle HARIKA.
_
_
_

Bana bundan sonraki tablolarimda ne kadar ilham kaynagi olacak bu güzellikler, bekleyelim görelim.
Fontainebleau Paris'den trenle sadece 35 dakika uzaklikta. Paris'in kesmekesinden uzak, aman çantami birisi kapar mi acaba diye düsünmeden özgürce yollarinda yürüyebileceginiz, parklarinda gezip, fotograflar çekebileceginiz tipik, minik bir Fransiz sehri Fontainebleau.
_
_
_


Kral Louis VII döneminde satonun ilk binalari insa edilmis. Zaman içinde her kral bazi ilaveler yapmis ve asil François I zamaninda mimar Gilles de Breton'in da maharetiyle son halini almis sato. Kral fikirlerini almak için o dönemde Sebastino Serlio ve Leonardo da Vinci'yi de satoya davet etmis. 16.yy'da, François I döneminde sato bir kaç avlu etrafinda kurulmus. Fontainebleau sehri de zaman içinde satonun ve kraliyet ailesinin avlanma alani olan Fontainebleau Ormani'nin etrafinda konuslanmis.
Fontainebleau'nun bir çok Fransiz krali için degisik önemi var.
Mesela, Kral Louis XIV'un en büyük zevki Fontainebleau etrafindaki ormanda avlanmakmis.

Napoleon Bonaparte ise tahtindan feragat bildirgesini 1814 yilinda bu satoda imzalamis.

Fransa'nin Rönesans Dönemi'yle tanismasi da ilk Fontainebleau'da gerçeklesmis.

18.yy, Fransiz Ihtilali döneminde orijinal mobilyalardan çogu satilmis da olsa Fransa'da aslina uygun, möbleli olarak korunmus, en sasaali satolardan biri Fontainebleau. Orijinal mobilyalariyla müzelestirilmis Dolmabahçe Sarayi ile karsilastirinca Fransiz Ihtilali sirasinda yagmalanmis Versailles Sarayi beni hayal kirikligina ugratmisti.

1530'lardan itibaren Paris yakınlarındaki Fontainebleau Şatosu'nun dekorasyonuyla görevlendirilen Italyan sanatçı grubu satonun duvar ve tavanlarini Maniyerizm süslemeleriyle bezemisler. O gün bugündür de satonun bir kismi Fontainebleau Sanat Okulu'na sanat, mimarlik ve müzik konularinda egitim vermesi amaciyla tahsis edilmis.
Sato içindeki 16.000 kitapli kütüphane...

Fontainebleau Sato'sunda Napoleon Bonaparte'in tahtını, Joséphine ile paylastigi yatağını, hatta yatagina çikmaya boyu yetismedigi için iki basamakli merdivenini, tahttan feragat bildirisini yazdığı ve imzaladığı masasını, şapkasını, kılıcını, tıraş takımını, banyo küvetini ve diger özel esyalarini gördüm. Bir dönem tarih yazilmis bu satoda yüzyillar sonra dolasmak, bir dönem kraliyet ailesi mensuplarinin nefes aldigi ortamda bulunmak, onlarin kullandigi esyalari görmek, avlandiklari ormanlik alanda yürüyüs yapmak harika bir duyguydu.

Napolyon'un iki basamakla çiktigi minik yatagi...
Napolyon'un kendi gibi minik tahti...

Yine geçmise hizli bir geçis yapip geri geldim, artik buralardayim, söz...

4 yorum:

Butterfly dedi ki...

Figen'cim görüntüler muhteşem gerçekten,insanın öyle bir yerde yaşayıpta ilham almaması olanaksız gibi..Sen koskoca bir ülkeyi yönet ama yatağına merdivensiz çıkama..bayağı minikmiş yatağıda ;)
Belki yakın zamanda bir iki günlük bir gezi ayarlayabilirsem gider görürüm kulaklarını da çınlatırım :)sevgilerimle...

figoltx dedi ki...

Napolyon da minikti,Sarkozy de minik. Minik insanlarda sanirim liderlik vasfi agir basiyor. Kendilerini ispatlama, gösterme güdüsü olsa gerek bunun nedeni.
Gazeteciler Normandiya çıkarması yıldönümüne katılan Sarkozy'i kürsüdeki konusmasi sirasinda yandan çekmis. Megerse tabure üzerine çikmis daha uzun boylu gözüksün diye :-). Sevgiler...

Tanya's dedi ki...

Figencim,

İçinden kuş geçen fotoğrafa bayıldım ben..

Sarkozynin birde parmak ucunda bir fotoğrafı var...bayılıyorum..

figoltx dedi ki...

Tanya ben de begendim o fotomu.
Bak kaçirmisim Sarko'nun o fotosunu...