4.5.10

Chopin ile Paris`de Rendez-Vous



Romantik dönem klasik müzigin kilit isimlerinden ve müzik tarihinin gelmis geçmis en iyi piyano müzigi bestecisi olarak kabul edilen Frederic Chopin`in 200. dogum yil dönümü dünyanin çesitli kültür baskentlerinde sayisiz etkinlikle kutlaniyor. Istanbul`da Idil Biret, Gülsin Onay, vs, gibi ünlü virtüözler kisacik yasmina 230`ün üzerine yapit sigdiran Chopin`in 200. dogum yil dönümü kutlamalari kapsaminda konserler veriyorlar. Benim de favori müzisyenlerim arasinda 1.ligi asla kimseye kaptirmayacak Chopin`in eserlerinin yorumlandigi Istanbul`daki konserleri kaçirmakta oldugum için üzülüyordum. Iki hafta önce THY`in Nairobi-Istanbul uçusu sirasinda havayollarinin aylik dergisi Skylife`da degerli piyanistlerimizden Gülsin Onay`in bir makalesi gözüme çarpti. Bundan 200 yil önce Varsova`nin küçük bir kasabasinda dogmus ve kisacik ömrüne sigdirdigi besteleriyle sayisiz müzisyenin kalbine sizmis Chopin`in onuruna Paris`de Cite de la Musique / Müzik Müzesi`nde 6 Haziran`a kadar açik bir sergi oldugunu ögrendim. Istanbul`daki konserleri kaçirsam da, piyanomda eserlerini naçizane yorumlamaya çalisan bir hayrani olarak Chopin'in Paris`deki sergisini kaçirmadim tabi ki. Iyi ki de kaçirmamisim, tek kelimeyle muhtesemdi.

Kisaca Chopin`in hayatina bir göz atalim.

Frederic Francois Chopin, 5 Mart 1810'da doğdu. Orta sınıftan bir ailenin çocuğuydu. Babası Fransiz, annesi Polonyaliydi. Babasi Fransızca dersleri vererek geçimini sağlıyordu. İlk piyano derslerini annesinden aldı. Kısa sürede çocuğun ünü çevreye yayıldı ve Polonya'nın Mozart'ı olarak anılmaya başlandı. Lise eğitimiyle birlikte özel dersler alıyor, konservatuvarda eğitimini daha üst noktalara çıkarıyordu. Küçük yaşlarda besteleriyle dikkat çekmiş, nota basımevleri onu "Kuzey Yıldızı" olarak tanıtmaya başlamışlardı. Babası ise onu yüksek müzik eğitimi için Viyana'ya göndermeye karar vermiş para biriktirmeye başlamıştı. 19 yaşında Chopin, Viyana'da ilk konserini verdi. Avrupa onu tanımaya başlamıştı. Ardından Varşova'da verdiği konserlerle ünü iyice yayıldı. Chopin, o güne kadar piyano virtüözlerinin gürültülü, gösterişli çalışlarına karşın farklı bir teknik ve duygu ile özellikle sanatçıların ve kadınların ilgisini çekiyordu. Delikanlı, Varşova'da ilk büyük aşkını da yaşayacak Konstantia'ya tutulacak ancak genç kız onu bırakıp zengin bir adamla evlenecek, Chopin'in yaşadığı bu karşılıksız aşkın ardından hüzün adeta kimliğinin bir parçası olacaktı.

2 Kasım 1830'da Chopin, doğduğu köye vedaya gitti. Köylüler ona gümüş bir kupa içinde bir avuç toprak verdiler ve yurdunu unutmamasını istediler. Bu toprak her zaman Chopin'in yanında kaldı. Genç müzisyen konserler vermek ve Polonya'nın adını duyurmak için kendi ülkesi dışındaydı artık. Kısa süre sonra Polonya işgal edilince arkadaşlarının yanında olmak için ülkesine dönmek istedi ama ailesi dostları onun Polonya'nın bağımsızlık savaşını savaşarak değil, eserleriyle vermesi gerektiğine inanıyorlardı.

Chopin'in Avrupa konserlerinde son durağı Paris oldu. Bu büyülü kent, genç besteciyi de etkisi altına almakta gecikmedi. Bundan sonraki yaşamı Paris'te geçecekti. Kısa süre içinde Liszt ve Mendelsshon'la çok iyi dost oldu. Paris onu kucaklamakta gecikmedi. Ondan ders almak, onunla tanışabilmek için herkes birbiriyle yarışıyordu. Kadınların başını döndürüyor, erkekleri kıskandırıyordu. Sürekli ders verdiği için iyi para kazanmasına rağmen elinde pek bir şey kalmıyordu. Çünkü süslü giysiler, faytonlar onun zengin sınıf arasında küçük düşmemesi için kendince gerekli harcamalardı ve parasını sürekli bu anlamsız gösteriş için harcıyordu.

Chopin'in ünü artık Avrupa'ya yayılmıştı. Notaları tüm Avrupa'da basılıyordu.

Chopin cigerlerinden rahatsizlandi. Rahatsizligi giderek ilerledi ve 17 Ekim 1849 tarihinde hayata gozlerini yumdu.

Cenaze töreninde Mozart'ın Requem'inin çalınmasını, bitmemiş eserlerinin hepsinin imha edilmesini ve yayımlanmamasını, yakılıp ortadan kaldırılmasını istedi. Ancak bu sözü yerine getirilmedi. Bitmemiş eserleri arasında bugün hayranlıkla dinlenen pek çok çalışması bulunmaktadır.

Cenaze töreninde isteği üzerine Mozart'ın Requem'i çalındı. Öldükten sonra kalbinin çıkarılarak Polonya'ya gönderilmesini vasiyet etmişti. Vasiyeti yerine getirildi. İkinci Dünya Savaşı'nda kalbin bulunduğu müze bombalanınca, isteği tam anlamıyla gerçekleşti.

Büyük bestecinin kalbi kül olup, memleketinin toprağına karıştı.

Chopin`in kalbi disindaki naasi Paris`da Le pere lachaise mezarliginda. Bir önceki Paris seyahatlerimden birinde ünlü bestecinin mezarini ziyaret etmis ve yukaridaki fotografi çekmistim.
Sergide Chopin'in parmaklarinin tuslarinda bir dönem dans ettigi piyanolarini dokunamasam da görmek, onun el yazisiyla yazmis oldugu orijinal melodilerine bakarken o parçalari dinlemek pek keyifliydi.
6 Haziran 2010'a kadar Paris'e yolunuz düserse eger sakin kaçirmayin derim bu sergiyi...

6 yorum:

Butterfly dedi ki...

Genelde THY ile uçarım ve mutlaka skylife okurum bazen yanıma alırım :)birçok etkinlikten haberi oluyor insanın..sana iyi denk gelmiş sergi,sevgiler Figen'cim.

figoltx dedi ki...

Asiya'cigim, hele THY Nairobi-Istanbul hattini açtiktan sonra biz de THY'i tercih ediyoruz. Skylife benim de favorim. Uçakta okuyorum ve her seferinde yanima aliyorum tekrar gozden geçirmek için. Sevgiler...

Tanya's dedi ki...

Bilgi için teşekkürler..ben bu sene gidemem belki 6 haziranda ama bir sene mutlaka denk getiririm...

basak dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş! Ben de "Chopin yılı bitmeden aman şu konsere gideyim, bu kitabı okuyayım, o esere çalmaya çalışayım" diyorum, hiç biri kısmet olmuyor. Babama bir toplantıda kuradan çıkan Chopin Cd'sine el koydum, Ricardo Castro adlı bir Brezilyalı piyanist çalıyor. Arabada devamlı onu dinlemek suretiyle Chopin yılını kutluyorum.

figoltx dedi ki...

Tanya Paris'deki sergi 6 Haziran'a kadar ama ardindan baska bir ülkenin kültür baskentinde sergi mutlaka gösterime devam edecektir. Belki onlardan birini yakalarsin. Alis'e iyi bak, e mi?

figoltx dedi ki...

Can Yayinlari'ndan Nobel Edebiyat ödüllü yazar André Gide'nin yazdigi Chopin Üzerine Notlar'i okumustum sergi öncesinde. Kitap hayli teorik yaklasiyor C^hopin'i irdelerken. Hele bir de teori sinavimin öncesi pek hosuma gitti kitap. Kitapla birlikte Chopin'den seçmece parçalarin Idil Biret yorumu CD'si var ki kesin dinlenmeye deger. Basak'cim tavsiye ederim okumadiysan kitabi ve hediyesi CD'yi. Bir Chopin CD'in daha olur arabada dinleyecegin...