7.5.10

Yves Saint Laurent Sergisi - Le Petit Palais/Paris


(Sergide de degisik pozlarda nü fotograflarina yer verilmis YSL'nin. Onlardan biri.)

Paris'de diger ilgimi çeken sergi ise sanat yasaminin anlatildigi, yarattigi birbirinden güzel, elegan kiyafetlerin sergilendigi 20. yüzyilin gelmis geçmis en basarili haute couture modacisi Yves Saint Laurent adina düzenlenen sergiydi.

Yves Saint Laurent 1 Agustos 1936 Cezayir dogumlu. Içine kapali bir çocukluk dönemi sirasinda hep desen çiziyor ve o dönemde ileride çok ünlü bir modaci olacaginin hayallerini kurmaya basliyor. Cizimlerini gönderdigi bazi yarismalarda genelde hep ilk üçte yer aliyor. Hatta katildigi bir yarismada bir keresinde ünlü Alman, modaci Karl Lagerfeld'i alt etmeyi basariyor. Yarismalarda edindigi bu basarilar akabinde Christian Dior'un yaninda çalismaya basliyor ve kisa sürede moda konusunda önünün açik oldugunu ve yetenegini ispatliyor. 1957 yilinda Dior'un ani ölümüyle sadece 21 yasindaki Yves kendini La Maison de Dior/Dior Moda Evi'nin bas dizayniri olarak buluyor.

1960'li yillarin baslarinda YSL ve sevgilisi sanayici Pierre Bergé Yves Saint Laurent adiyla kendi moda evlerini kuruyorlar. Cift 1976 yilinda ask yollarini ayirsalar da 1 Haziran 2008',e YSL'nin ölümüne kadar ticari ortakliklarini devam ettiriyorlar. YSL modellerinde degisik ülkelerin etnik giyim tarzlarindan etkileniyor. Mesela bir dönem Hintli kadinlarin milli giysisi sarilerden etkilenip kreasyonunu bu paralelde üretiyor. Araplardan etkilenip türban kullaniyor. Afrika'dan etkilenip safari gömlekleri, takimlar dizayn ediyor. 1970'lerde dizin üstüne kadar çikan rugan çorap çizmeler yaratiyor ki ben çocuklugumda o çizmelere hayrandim. Kadinlara ilk pantalonu o giydiriyor, hem de en elegan sekliyle. Kadinlara smokin tarzi kiyafetler dizayn ediyor. Hazir giyimi dünyaya YSL tanitiyor. Ardindan diger ünlü dizaynirlar da kendi hazir giyim hatlarini hazirlayip magazalarini açiyorlar. Paris'de ilk hazir giyim magazasi "Rive Gauche" Eylül 1966'da kapilarini açiyor ve ilk müsterisi Catherine Deneuve. Giyim tarzina hayran oldugum Catherine Deneuve'e de yer verilmis sergide. Filmlerinden pasajlardaki YSL sIkligi gözden kaçmiyor. Catherine Deneuve gardrobundaki YSL kiyafetleri, aksesuarlari sergilenmek üzere Le Petit Palais'e göndermis. Hepsi bir sanat sahaseri.

Fas hayrani YSL Marakes'de bir ev alip tüm kolleksiyon çizimlerini orada yapmaya basliyor.

1983 yilinda Metropolitan Sanat Müzesi tarafindan ilk defa hayatta olan bir moda dizaynirina, yani YSL'ye basari ödülü veriliyor. 2001 yilinda o dönemin cumhurbaskani Chirac tarafindan da Legion d'honneur nişanı ile taltif ediliyor.
1 Haziran 2008'de Paris'deki rezidansinda beyin kanserinden hayatini kaybeden YSL'nin bedeni yakilarak külleri Marakeste'ki Majorelle Bahçesine serpildi.

Sergide yarattigi kostümlerden örneklerin yani sira Yves Saint Laurent çesitli videolarda desenlerini çizerken, tasarladigi kiyafetlere ufak müdahaleleriyle harikalar yaratirken yer aliyor. Serginin son salonunda yüzlerce gece elbisesinin cansiz mankenler üzerinde podyumda bir arada yer aldigi kiyafetleri gördügümde kendimi Yves Saint Laurent'in defilelerinden birinde, hem de en önemlisi, hayatinin defilesinde izleyici oldugumu hissettim. Tek kelimeyle muhtesemdi. Ne yazik ki sergide fotograf çekmek yasakdi...
Uzun bir kuyruk Le Petit Palais'nin disina tasiyordu. Kenarda kuyrukta 2 saatten fazla bekleyebilecegimize dair bazi uyarilari görsem de Paris'de son günüm oldugu için ve Agustos ayina kadar Paris'de bir daha kalip kalamayacagimdan emin olmadigimdan bekledim. Sansliyim sadece 1 saat bekledim. Ama bekledigime degdi. Sergiyi gezmek de 2 saatimi alinca Yves Saint Laurent ile 3 saat geçirmis oldum.
Sergi Agustos 2010'a kadar Paris, Le Petit Palais'de. Kaçirmayin derim...
_
_
Fotograf çekilmesine izin verilmedigi içi internetten buldugum bazi fotolari yazima ekledim.

4 yorum:

Butterfly dedi ki...

Paris'e gitmek bir türlü kısmet olmadı yakın zamanda da pek mümkün değil şu durumda..Ama bir gidersem tam gezeceğim galiba :)muhteşem birgün olmuş senin için..Sevgilerimle...

Tanya's dedi ki...

Ama şimdi olmadı ki bu..her yazında bir kalkıp Parise gitme isteği...bebeği bağlıcam boynuma gidicem heralde..hazirana denk getireyim bari:))

Öpüyorum..

figoltx dedi ki...

Ha gayret Asiye'cim, seytanin bacagini kir da git artik Paris'e. Ne kadarcik uzakliktasin ki. Bir haftasonu kaçamagi bile yapabilirsin... Selamlar...

Tanya, neden olmasin? Alisinizi de kapip gidiverin Paris'e. Ham Haziran en güzel zamanlarindan biri. Paris'de neredeyse görmedigim müze kalmadi diyebilirim. Hatta 2. turlara basladim. Ama guzel olan Paris yasayan bir sehir ve her gidisimde ilginç sergiler, konserler beni kendine çekiyor... Sevgiler...

Butterfly dedi ki...

Figencim haklisin cok yakinim ama kisa bir haftasonuna nereyi sigdiracagim,biraz ac gözlüyüm galiba gittimi tam gitmek istiyorum ;)söylemeden gecemeyecegim sabah doktorum var beklerken dergileri karistiriyorum.Bir yazi giyim üzerine;kostümler star yapar,elbiseler hatirlatir diye..Yves Saint Laurent ve Catherine Deneuve de vardi (ilk müsterisi olmus ya)okurken sen aklima geldin.Ne tesadüf diye düsündüm :)sevgilerimle...